Sylvanas’ı Niye Garrosh Yerine Illidan Üzerinden Değerlendirmeliyiz?

Bazı yazılar vardır. Aklıma geldiği andan itibaren beni rahat bırakmaz, sürekli içimi kemirir. Öyle ki, yazmaya oturmadığım her an kendimi suçlu hissettiğimi bile söyleyebilirim. Bu yazı da öyle oldu.

Sylvanas’ın, Battle For Azeroth ile bir anda agresif bir Warchief’e dönüşmesinin ardından, Garrosh ile aynı hikayenin işleneceği söylendi durdu hep. Hakkını da vermek lazım, Blizzard bir noktaya kadar, resmen bilerek oyunculara bu izlenimi vermeye çalıştı. Sylvanas’ın danışmanları ile çatışması, Orgirmar’ın altında özel birliklerine gizlice eğitim vermesi, Pandaria’da olduğu gibi Horde’un içinde Warchief’e karşı bir ayaklanma çıkması gibi.

Ancak, Blizzard’ın (belki de bilerek) gözümüze sokarak vermediği ince detaylar ve imalar ise, Sylvanas’ın Garrosh’dan çok ileride olduğu izlenimini veriyordu. Blizzard ekibinden Alex Afrasiabi’nin ” Sylvanas Garrosh’a amatör gözüyle bakardı” ifadesi de bunu destekler nitelikteydi.



SYLVANAS NEDEN GARROSH İLE KIYASLANAMAZ?

Her ne kadar efsanevi Grommash Hellscream’in oğlu olsa da Garrosh, kabul edelim ki Sylvanas ile kıyaslanmamalı. Niye? Çünkü her şeyden önce çok farklı kişiliklere ve ideallara sahiplerdi. Garrosh’un Warchief olduğu dönemde bile, ikili sert bir şekilde atışmışlardı. Garrosh, Sylvanas’ın yeni Forsakenlar yaratmasından rahatsız olmuş ve bunu doğaya aykırı bir hareket olarak nitelendirmişti. Hatta Sylvanas’a, ” Unutma ki hepimiz bir gün yaratıcılarımızın karşısına çıkacak ve hesap vereceğiz. Senin günün diğerlerinden daha yakın olabilir” demişti. Sylvanas ise Garrosh için hep aşağılayıcı konuşmuştu.

Garrosh’un en büyük ideali kendi ırkından, yani Orclardan oluşacak Horde’un Azeroth’a, savaş ve yıkım yoluyla tekrar hakim olmalarıydı. Onun Horde’unda diğer ırkların hiçbirisine yer yoktu

Sylvanas’ın amacının, Garrosh’unkiyle kıyaslanamayacak kadar farklı olduğunu görmemizle beraber, o asla Horde içinde ayrıştırıcı bir dil kullanmadı. Her ne kadar Forsakenlara daha çok değer verdiğini her zaman vurgulasa da, Horde’u asla “Forsakenlar dışında kimse burada barınamaz” raddesine getirmedi. Ve hayır, Saurfang ile Lordearon savaşındaki çatışması ayrıştırıcı dil değildi. Saurfang’in en büyük derdi, bir savaşta onurlu bir biçimde şehit olmaktı ve Horde’un bütün askerleri için bunun en şerefli son olduğunu düşünüyordu. Peki Sylvanas’ın Saurfang’e verdiği cevaba bir daha bakalım mı?:



Eğer ölürsen onurlu olmanın bir anlamı kalmaz Lord Saurfang. Sen ölümü küçümseme lüksüne sahip olabilirsin ancak ben onu çok yakından tanıyorum. Belki sen, halkının, onurlu oldukları müddetçe ölmelerini umursamıyor olabilirsin. Ancak ben bu Horde’u yaşatmaya değer görüyorum, eğer buna katılmıyorsan aramızda yerin yok.

Bir Horde efsanesi olarak Saurfang’e büyük saygı duyarım ancak, Horde askerlerini boş yere ölüme göndermek yerine Alliance’ı kandırıp tuzağa çekerek asker kurtarmayı amaçlamanın nesi yanlış? Savaş sırasında Horde askerlerini diriltip Alliance’a saldırttığı doğru. Bu da konuyu Garrosh’un bakış açısına ve onun Sylvanas’a sorduğu soruya getiriyor:

Garrosh: Senin Lich Kingden ne farkın kaldı şimdi?
Sylvanas: Yeterince açık değil mi Warchief? Ben Horde’a hizmet ediyorum.

Bu saçma kıyası geçersiz kılacak çok önemli başka bir detay da oyuna doğrudan Blizzard tarafından eklenen bir seçimde gizli aslında. Garrosh’un Warchief olduğu dönemde, bütün Horde oyuncuları bu isyanda yer almak zorundalardı. Oyunun resmi hikayesinde hiçbir Horde oyuncusu Garrosh’un safında yer almamıştı.

Ancak Sylvanas’ın Warchief olduğu dönemde oyunculara, taraf seçme hakkı tanındı. Bu durumun yaratığı en büyük fark, isteyen Horde oyuncularına hikayeyi Sylvanas’ın yani ” Kötü Kadının” tarafından görerek onun tarafında yer alma hakkı tanımasıydı. Garrosh hikayesi tek taraflıyken burada ” Bakın isterseniz Sylvanas’ın tarafında yer alabilirsiniz. Onun da kendince haklı motivasyonları vardır belki” mesajı verilmişti oyunculara Blizzard tarafından. Ancak bu mesaj tabi ki, oyuncu kitlesinin büyük kısmı tarafından algılanmamış ki hala Garrosh ile Sylvanas’ı aynı kefeye koyuyoruz. Ben Horde’un isyan hikayesini, geçtiğimiz yıl Saurfang bu yıl ise Sylvanas tarafında oynamış biri olarak çok memnunum ve herkese, ön yargılarından kurtulup iki tarafa da bakmalarını tavsiye ediyorum.

Sylvanas’ın Horde’u, kendi standartlarında önemsediğini nereden mi biliyorum? Horde hikayesini 2.ci oynayışımda bir Loyalist olarak Sylvanas’ın yanına gittiğimde bana ” Saurfang ile ilgili meseleye senin karıştığını kimseye söylemeyeğiz. Senin, Horde halkının gözünde bir kahraman olarak kalman gerekiyor” demişti. Ayrıca, Zandalari troll oynayan arkadaşlar ne derece dikkat ettiler bilmiyorum ancak Sylvanas, Kral Rastakhan’ı ve Zandalarileri önemsiyordu. Nathanos’un şuradaki tepkisini bakınız lütfen. Derek’i diriltmesisin sebebi de, Rastakhan’ın öldürülmesinin intikamını almaktı.


HORDE BİR HİÇ! ALLIANCE DA BİR HİÇ! SEN DE BİR HİÇSİN!



Illidan Stormrage’i hatırladınız mı? Hani şu Warcraft 3 döneminde güç bağımlısı olduğu vurgusu hep gözümüze sokulan, Kil’jaeden ile ittifak yaparak iyice “demon gibi davranmaya başlayan” siyaha yakın tonlardaki Illidan’ı? Peki The Burning Crusade dönemi? Paket sonuna boss olarak konulan, niye saldırdığımızı da aslında pek bilmediğimiz, Outland halkına eziyet ettiğini duyduğumuz için tapınağına saldırarak öldürdüğümüz karakter.

Fakat Legion expansionından hemen önce çıkarak Illidan’ın hikayesindeki bütün çelişkileri düzelten Illidan kitabı, ardından ise, daha önce detaylıca incelediğim Chronicles Volume 3’te hakkında verilen detaylar ile henüz paket çıkmadan önce Blizzard Illidan hakkındaki algımızı baştan aşağı değiştirmişti. Güç bağımlısı, siyah tonlardaki Illidan’a Anti-Kahraman yolu çizilmişti. Illidan’ın amacı en başından beri Burning Legion’ı durdurmak ve Azeroth’u korumaktı. Legion hakkındaki bilgisini arttırmak için Skull Of Gul’dan’ın gücünü emmiş, yine Burning Legion’ın işleyişi hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmek için Kil’jaeden ile işbirliği yapmıştı.

Warcraft 3: Reforged

Aynı şekilde, Maghteridon’u mağlup etmesinin ardından öncelikle Kil’jaedenın gazabından korunmak ardından ise Legion’a karşı mücadelesinde bir kaleye dönüşmesi için Outland’i tamamen eline geçirmişti. Zangarmash’ı kurutmasının sebebi ordusuna yiyecek ve su desteği sağlamak, Maghteridon’un kanından Fel Orc birlikleri yaratması ise ordusunu kuvvetlendirmek içindi. En yüce ve büyük hedefin, tüm evrenin yanmasını önlemenin yanında bunlar ufak ancak değerli bedellerdi. Illidan’ın, War Of The Ancients döneminde Suramar’ı yerle bir etmek üzere olan bir Infernal’ı öldürmek için takipçilerinin ruhlarını emerek güç kazanması gerekmişti. Kur’talos Ravencrest, bu hareketini zalimce bularak ” Başka bir çözüm bulabilirdik” diye isyan ettiğinde Illidan şu cevabı vermişti:

– Başarısız olsaydık şu an Legion efendilerine hesap veriyordun. Takipçilerim Suramar’ın yok olmasını engellemek için canlarını verdiler. Peki sen ne yaptın? Sen neyini feda ettin?

Outland işgalimiz sırasında Illidan, bize gerçek amacını açıklamayı düşünmüş ancak bundan vazgeçmişti. Ne değişecekti ki? En iyi ihtimal ile onu yavaşlatacak ve aynı Kur’talos’un yaptığı gibi “Başka bir çözüm olabilir” diyerek başını şişirecektik. Çok daha mantıklı ihtimal olarak ise, yaptığı ekstrem şeyleri doğrudan kötülük olarak alacak ve onu, zaten yaptığımız gibi öldürecektik. Illidan, Alliance ve Horde’a amacını anlatmayı aklından geçirdiğinde, bizim bunu anlamayacağımızın farkındaydı, bu yüzden en azından onu yavaşlatamamamız için uğraşmıştı. Artık bir yerlerden tanıdık gelmeye başladı mı bu durum?

İşte böyle. Warcraft 3’ten Legion’a kadar bize siyahi tonlarda gösterilen Illidan’ın, griye yakın olduğunu, daha uygun bir tabirle bir Anti-Kahraman olduğunu Legion’da anlamış olduk. Ve bu durumu kimse yadırgamadı. Çünkü Blizzard, sunumunu o kadar iyi gerçekleştirdi ki, Illidan konusunda herkesi ikna etmeyi başardı.

Sylvanas, Alliance ile Horde’un büyük Kozmik oyunda ( Jailer’ın, Arbiter’ın, Elune’un ve bence Sargeras’ın da dahil olduğu) ne kadar ufak ve anlamsız kaldığının farkındaydı. Aynı Illidan’ın, bizim Legion’ın yanında ne kadar önemsiz kaldığımızın farkında olması gibi. Bildiklerini en yakını olan Nathanos dışında kimseye (ona da ne kadar detaylıca açıkladı bilmiyoruz) açıklamamıştı. Yanlış anlamayın fakat, Saurfang’e “Ölüm’ü beslemem gerekiyor çünkü kozmik dengede bir sorun var. O yüzden Alliance ile savaşa girmeli ve her yeri cesetle doldurmalıyız” deseydi Saurfang onu anlayacak mıydı? Tabi ki anlamayacak ve Sylvanas’ın delirdiğini düşünecekti.

Şu an Blizzard’ın düşünmemizi istediği şey Sylvanas’ın delirdiği veya tonlarının iyice siyaha kaçtığı yönünde. Fakat unutmayın ki, Garrosh tahtta iken oyunculara seçme hakkı sunulmamıştı. Sylvanas, hikayesi neredeyse 20 yıldır işlenen bir karakter. Kozmik Harita’yı gördükten sonra, Kozmik Güçlerin mücadelesinin enginliğini fark etmiş olmalıyız.

Six seats at the High Table. Six mouths that hunger. One will consume all others.”

Sylvanas’ın asıl amacı şu an Blizzard tarafından – aynı zamanında Illidan’da yaptıkları gibi- büyük bir gizem ile saklanıyor. Ancak oyunculara seçme hakkı vererek en azından bu kez, bir fikir sahibi olmamızı sağladılar. Sylvanas’ın, bir noktada aynı Illidan gibi bir Anti-Kahraman olduğunu anlayacağımıza artık eminim. Kim bilir, belki bundan 5 veya 6 yıl sonra Sylvanas adında bir roman okur, Sylvanas’ın Icecrown’dan aşağı atladığı dönemden sonra yaptığı tüm gizemli hareketlerinin detaylarını ve o dönemlerdeki motivasyonlarını detaylıca öğreniriz.

One thought on “Sylvanas’ı Niye Garrosh Yerine Illidan Üzerinden Değerlendirmeliyiz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: