Chronicle Notları, Bölüm 9: Wrath Of The Lich King

 
 

Evet, Wrath of The Lich King’de, paketin en meşhur 2 raidine girmeden hemen önce bırakmıştık. Kaldığımız yerden devam edelim:

Northrend’in her noktası savaş ile kırılırken, Yogg-Saron birliklerini güçlendirmeye devam ediyordu. Old God, sadece Horde ve Alliance’ın Lich King’e problem yaratmalarından dolayı değil, birbirilerine düşmüş olmalarından da memnundu.

– Yogg-Saron, C’thun mağlup edilirken yaşananları dikkatle takip etmişti ve başına aynı şeyin gelmesine meraklı değildi. Yozlaştırdığı Loken’a verdiği emir sonrası Forge Of Wills tekrar çalışmaya başlamış ve Old God’a hizmet edecek Iron Vrykullar ve Dwarflar yaratmaya girişmişti. Old God olabildğince uzun bir süre fark edilmek istemiyordu.

-Ancak bu arzusu gerçekleşmedi. Kaşif Brann Bronzebeard Old God’ın varlığını fark etmiş ve Rhonin’e haber vermişti. Rhonin de, Alliance ve Horde’a haber vermiş ancak faction liderleri beraber savaşmaya yanaşmamışlardı. Buna rağmen,  Alliance ve Horde’un içindeki pek çok şampiyon yükselen karanlığa karşı duyarsız kalamamış ve Rhonin’e katılmışlardı.

-Brann Bronzebeard ile Ulduar’ın Halls Of Stone kanadını basan Alliance, Forge Of Wills’in kontrolünden sorumlu olan Yogg-Saron’un baş mühendisi Sjonnir The Ironshaper’ı öldürmüş ve Old God’ı ordusunu büyütmekten mahrum bırakmışlardı.

-Horde ise,  Ulduar’ın diğer kanadına, Keeper Loken’ın yaşadığı Halls Of Lightning’e baskın düzenlemiş ve delirmiş Keeper’ı öldürmüşlerdi. Loken, son nefesini verirken ölümünün, Azeroth’un sonunu getireceğini söylemişti. Bunlar boş sözler değildi çünkü Loken’ın ölümü, Pantheon’un kurduğu güvenlik mekanızmasını harekete geçirmişti.

-Bunun üzerine Ulduar’ı basan Alliance ve Horde güçleri, Yogg-Saronla karşı karşıya gelmişlerdi. Old God, aralarından bazılarını delirtip onları birbirilerine kırdırmaya çalışmasına rağmen mağlup edilmişti. Fakat asıl tehdit, Algalon ölümlüleri bekliyordu.

Titanlar, Azeroth’un herhangi bir şekilde yozlaşmaya yenik düşmesi durumunda Forge Of Origination’un aktive edilerek gezegendeki tüm hayatın sıfırlanacağı bir sistem kurmuşlardı. İşlem tamamlandıktan sonra Forge Of Origination, hayatın yeşermesini tekrar tetikleyecekti.

– Bu işlemin gerekli olup olmadığına karar verip  başlatma komutunu vermesi gereken Algalon’a göre, Old Godların corrutptionu Azeroth’da çoktan yayılmıştı. Keeper Loken’ın ölümü, Ahn’Qıraj ve Ulduar’daki artan bozulumlar, Algalon’un sıfırlama komutunu vermesi için yeterliydi. Horde ve Alliance tarafından mağlup edilen Algalon, gezegenedeki ölümlülerin kendi kaderlerini çizmelerine izin vermiş ve Ulduar’dan ayrılmıştı. Ancak Azeroth’un durumunu uzaktan izlemeye devam edecekti.

Bu durumda, Titanların o sırada Algalon’un mesajına cevap verememiş olmalarının bir önemi kalmıyor. Gezegeni sıfırlama işlemi, eğer Alliance ile Horde Algalon’u mağlup edip ardından işlemi durduramasalardı yine de gerçekleşecekti. Bu yüzden Algalon’a karşı verilen mücadele, hala Azeroth tarihinin en önemli savaşlarından olmayı sürdürmektedir.

– Northrendde, onları Lich King’den uzak tutan tüm tehditlerin ortadan kaldırılmasının ardından Horde ve Alliance için artık vakit Icecrown’a saldırmaya gelmişti. Hem Alliance hem de Horde, Tirion Fordring’e duydukları güvenden ötürü ordularını paladine emanet etmişlerdi. Böylece 2 faction, Argent Crusade ve kendilerini Lich King’in iradesinden kurtaran Death Knightların oluşturduğu Ashen Verdict, Icecrown’a doğru yola çıkmışlardı.

-Lich King, Horde ve Alliance şampiyonlarını karşısına gelmelerinden önce olabildiğince yormak ve umutsuz hale düşürmek istiyordu. Scourge’ün tamamını Icecrown’un önüne çekmiş, böylece bir kara savaşında düşmanlarına maksimum zararı vermeyi amaçlamıştı.

-Ancak bu gerçekleşmemiş ve Tirion’un güçleri, havadan ve farklı noktalardan saldırarak  önce Icecrown’un girişinde bir gözlem oluşturmuş ardından devasa ordular yollamak yerine Alliance ve Horde’un en iyi savaşçılarından oluşan elit bir ekip Citadel’in içlerine yollanmışlardı.

– Aslında bu tam da Lich King’in istediği şeydi. Karşısında gelen yorgun, öfkeli ve çaresiz savaşçılar Azeroth’un en güçlü şampiyonları, tam da planına uyacak bir ekipti. Northrend’in öldürücü soğuğundan, savaştan ve dört bir yanlarındaki ölümden yorgun düşmüş olsalar da Azeroth şampiyonları son ana kadar savaşmışlar, ancak yine de Lich King’in muazzam gücüne karşı duramamışlardı.

-Lich King kazanmıştı.Düşmanlarını Undead olarak diriltmeye hazırlanırken, Tirion yenilgiyi reddetmiş ve içinde hapsolduğu buzu kırarak Frostmourne’u parçalamıştı. Kılıcın içinde hapsolmuş ve eziyet görmüş ruhlar, haklı intikamlarını Lich King’den almış ve bu kez onu savunmasız bırakmışlardı.

– Son nefesini verdiği sırada Arthas, Frozen Throne’un corruptionından kurtulmaya başladığını hissetmiş ve suçlarının ezici ağırlığı ile karşı karşıya kalmıştı. Ardından onu bekleyen, soğuk, acımasız, karanlık öte diyara geçmişti.

Tabi şu an Arthas’ın tam olarak nereye geçtiğini biliyoruz; The Maw’a. Jailer’ın merhametine.Gayet tıkır tıkır işleyen planı, Light’ın müdahalesi ile başarısız olmuştu.

Tirion Fordring And his Allies Defeat The Lich King at The Frozen Throne

– Arthas’ın ölümünün ardından bu kez “Jailer of The Damned” olmak için büyük bir fedakarlık gösteren kişi Bolvar’dan başkası değildi. Ancak, ne kadar güçlü bir Paladin olursa olsun, lanetli tacı başına taktığı anda ışık onu terketmişti. Ve hiç alışık olmadığı necromantic güçler onun  tüm adalet ve haklılık inançlarıyla çatışıyordu. Bu yüzden Scourge’ü kontrol altında tutmak  iradesini oldukça zorluyordu.

-Scourge’ü kontrol atlında tutmasını zorlaştıracak en büyük darbe, Sylvanas Windrunner’ın ikinci ölümü sonrasında gelmişti. Val’kyr ile bağı aniden kopan Bolvar Val’kyr ile iletişime geçmeye çalışmış ancak red cevabı almıştı.

-Bolvar, Norhrend’deki Scourge’ü kontrol altında tutmayı başarmış olsa da, Plaguelands bölgesindeki akılsız ölüler hala Lich King’in eski emirlerine uyuyor, bölgelerine yaklaşan herkese saldırıyorlardı.

– Kuzeyde bunlar yaşanırken, Fandral’ın Teldrassil’i Nightmare’ın eline düşürmesinin sonuçları Azeroth üzerinde hissedilmeye başlanmıştı. Night Elfleri Fandral’ın ihanetini fark etmiş ve onu hapsetmişlerdi.

-Tyrande ise Nightmare’da hapsolan Malfurion’u kurtarmış ve ikili Xavius’u mağlup etmişlerdi. Fakat corruption’ın kaynağını nasıl yok edeceklerini bilmedikleri için,  Rift of Aln’ı açılmamak üzere mühürlemişlerdi.

– Teldrassil’in tekrar Nightmare’ın eline düşmemesi için Ysera ve Alextrazsa, aynı Nordrassil’e yaptıkları gibi ağaca kutsamalarını bahşetmişlerdi. Yani Night Elflerin tekrardan, gerçek bir World Treeleri olmuştu..

-Rift of Aln sorunu ise şimdilik çözülmüştü. Şimdilik…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s