Savaşın Ardından Kalanlar: Hikaye Anlatım Tarzı

Battle For Azeroth duyurulduğunda açıkcası hem heyecanlanmış hem de  içim sıkılmıştı. BFA’nın faction kimliğini ne kadar güzel işlediğinden bahsettim yakın zamanda. Ancak emin olduğum bir konu vardı, Faction War, tek başına bir paketi 2 yıl boyunca götürebilecek bir konu değildi. Konunun bir noktada evrilmesi, özellikle Legion’da bize verilen ipuçlarına bakınca Old God tehdidini içermesi, pakete dair umudumu canlı tutan tek ihtimaldi.

Bize ön planda sunulan faction war temasının arkasında, yükselen bir karanlık olacağının işareti şurada da açıkça ima edilmişti. Ancak, Antorus maceramızın ardından, Sargeras’ın Azeroth’a gelmiş geçmiş en ölümcül yarayı vermesinin yanında, bir de BFA’nın ilk patchinde bize G’huun, Bwonsamdi ve özellikle Drust’ların varlığı ile tanıtılmaya başlanılan Death teması bir yandan gidiyordu. Sylvanas’da bu ” Ölüm Seferi” nin bir komutanıydı. Henüz BFA’nın giriş patch’i olan 8.0’da, karşımızda 4 farklı konu vardı:

Faction War, paketin tanıtım konusu. Ve aslında arka plandaki her temayı daha rahat işlemeyi sağlayan ” üst yüzey” konusu.

Warbringer: Azshara sinematiğiyle ima edilen ve hem Kul’tiras hem de Zandalar giriş görevlerinde göze çarpan, Azshara’nın yükselişi.

Özellikle G’huun ve Drustlar ile bize iyice tanıtılmaya başlanan Death kavramı. Paket boyunca geleceğe dair yapılan imalar. Bwonsamdi’nin patronu veya Helyanın hala hayatta olması gibi

.Paketin ilk anından son anına kadar (N’zoth’un mağlup edilişi dahil) hep yan konu olarak kalan Azeroth’un ölüyor olduğu gerçeği.

Paket boyunca, ardı ardına gelen  sorular ile sürekli düğümler atılıyor, ancak bir türlü doğru dürüst cevaplanmıyorlar, düğümler çözülmüyorlardı.

PARDON, KONU NEYDİ?


Battle For Azeroth’un hikayesine zayıf demek en kibar tabirle saygısızlık olacaktır. Ancak, 4 koldan işlendiği ve her patchte hikaye örgüsü biraz daha karmaşıklaştırıldığı için kafa karıştırıcı demek daha uygun. Battle For Azeroth, Visions Of N’zoth patchine kadar kendi başına bir hikaye yerine (mesela Legion da olduğu gibi) bir sonraki, hatta ondan da sonra gelecek expansion’a hazırlık olacak temellerin atıldığı bir build-up paketi gibiydi. Ve N’zoth,  paket boyunca işlenen 4 konunun bir araya getirilip tüm düğümlerin çözülebileceği nokta olabilecekken yine ”cevapsız sorular” tadında bırakıldı her şey.  O konuya daha sonra gireceğiz.

BFA’nın hikaye anlatımı daha önce Wow’da denenmemiş bir yöntem dersek, yanılmış olmayız. Çünkü her ne kadar Blizzard, gelecekte olacakları önceden ima etmeye alışık olsa da ( Mists Of Pandaria’daki ipuçları gibi)  şu an da olduğu kadar soru ile kalmadık daha önce. Öyle ki, paketin hikayesini Ny’alotha ile bitirmemiş olmamıza ve Shadowlands aracılığıyla Sylvanas’ın hikayesindeki pek çok karanlık kalan noktayı öğrenmiş olmamıza rağmen, olayların nasıl bağlanabileceğine dair bize verilen en ufak ipucu bulunmuyor. Burada biraz Legion’ı övmek mi gerek, yoksa bu hikaye anlatımının açtığı sayısız ihitmale sevinmek mi?

Sargeras’ın son hareketi ve olayların Battle For Azeroth’a bağlanış şekli aslında Legion’ın hikaye anlatım tarzının yansıması gibiydi. Legion’ın hikayesi çok netti. Her ne kadar Il’gynoth fısıltıları, Emerald Dream’de bırakılan Void corruption’ı ( ki BFA’da bu konuda biraz ilerletildi,ama yine neticeye varmadan bırakıldı) Sylvanas’ın Helya ile yaptığı anlaşma gibi gizemler geleceğe dair açık kapılar bıraktıysa da, Legion, patchleri boyunca net, kararlı bir hikayeye sahipti ve öyle bitti. Tomb Of Sargeras patchinin bitişi netti, Argus’a portal açmıştık ve yeni durağımız orası olacaktı ve bu, bize bir önceki Blizzcon’da zaten duyurulmuştu

Peki bu netliği, eşdeğeri olan 8.2 ile kıyaslarsak elimize ne geçiyor?  Tamamen anti-climactic olan ( Kil’jaedenin ölümüne kıyasla) bir raid sonu sinematiği. Ve bunun da üzerine, Blizzcon 2018’de ima edilen N’zoth patchi. Blizzard, 2016’daki Argus duyurusunun aksine, The End kısmından sonra, sadece dikkatli gözlerin yakalayabileceği, N’zoth’u simgeleyen balığı koyup  bırakmıştı. Argus bütün ihtişamıyle önümüze serilmişken, BFA’nın geleceği ve N’zoth, gölgeler içinde saklı tutuluyordu. Niye?

Blizzard, 8.3’ü öyle bir saklıyordu, patch’in  muhtemel konusuna dair o kadar çok alakasız yem atıyordu ki önümüze, ben dahil pek çok kişinin beklentisi arşa yükselmişti. 8.3’de öyle olaylar yaşanacaktı ki, paket boyunca işlenen konular bir anda birbirine bağlanacak, önümüze bir bütün sunarak olay örgüsünü doruğa çıkartacaktı. Blizzard’ın, bu paketin hikayesini anlatırken, ne derece sıklıkla ince göndermelerle olayları anlatmaya çalıştığını ama oyun diye kuantum fiziği çözer hale gelmenin community’i nasıl yorduğunu şöyle anlayabiliriz:

Ion Hazzikostas, 2018 Blizzcon’unda Eternal Palace’ın bitişi için  ” Expansionın son bossunun kim olduğunu anlayacaksınız. Ve Azeroth’un geleceği kökten etkilenecek” demişti. Bu açıklama ben de açık konuşmam gerekirse şu seviyede bir beklentiye yol açtı. Aslında Eternal Palace’in bitiş sinematiği güzeldi ancak ilk anda, biraz da Ion’un verdiği gereksiz gaz yüzünden yetersiz gözüküyordu. Eternal Palace ve Ny’alothanın bitiş sinematikleri, BFA’nın hikaye anlatım tarzını ve yarattığı sorunları simgeliyorlardı;

– ” Eee ne oldu şimdi?”

2 sinematik birden, oyunculardan çok fazla derin inceleme bekliyor, önceden yaşanan olaylara bakıp bağ kurmalarını gerektiriyordu. Alışık olduğumuz netlikten çok uzaklardı ikisi de. Özellikle Ny’alotha bitiş ”sinematiği”, yine derinine bakılmayı hak etse de yüzeyinde, zayıf ve yetersizdi. Blizzard ince şeyler anlatmak istiyor, ancak detayları fazla derine gömüyordu. Bu da, benim gibi lore hastaları için BFA’yı spekülasyon ve teori açısından ne kadar zevkli kılmış olsa da, bir o kadar yorucu hale getirmişti.

Sorular cevaplardan hep daha fazlaydı. Öyle ki, değil Shadowlands, 10.0’a bırakılabilecek kadar derin tohumlar atıldı Battle For Azeroth’da. Alternatif Draenor’daki Yrel ve fanatik takipçilerinin yaratacağı tehdit buna bir örnek. Veya 8.3 ile Shadowlands’e geçiş sürecinde olacaklar, N’zoth’un giftini tutan oyunculara verilen söz. Sırf N’zoth’un oyunculara verdiği hediyeye olacaklar bile, N’zoth’un geleceği hakkında imalar ve sorular yaratacak.  Veya hepsinden önemlisi, bizim Azeroth’u hala ciddi ciddi iyileştirememiş olmamız ve Goribal’ın Silithus’ta hala öylece duruyor oluşu gerçeği var. Shadowlands öncesi yayınlanacak kitabın önsözünde Azeroth’un ölüyor oluşuna dair en ufak bir ima yok ve Magni’de şu an kılıcı pek sallamıyor. 8.3.5’in planlandığını ancak vazgeçildiğini düşününce bu kez umudumuzu, düğümlerin doğru dürüst çözülmeye başlanması konusunda beklentiyi Shadowlands Pre-Patch’ine, Shadows Rising’e, hatta (yüksek ihtimalle yine karşımıza koyulacak olan) çizgi roman ve animasyon serilerine bıraktık.

2 yıl süren Battle For Azeroth ardında, geleceğe dair atılan sayısız tohum ve sinir bozucu şekilde cevaplanmayan sorular bıraktı. Bu yüzden ben Blizzard’ın Shadowlands’de biraz Legiondan feyz alıp, BFA’da ektiği tohumları gerekirse hızlıca filizlendirmeye başlaması gerektiğini düşünüyorum. Shadowlands’in hikaye anlatım tarzı BFA’dan çok daha hızlı ve net olmalı. Yaklaşık 2 yıl önce Terran Gregory, çıktığı Twitch yayınında Battle For Azeroth ile ilgili şunu söylemişti;

”Son meşale söndüğünde oyuncular Battle For Azeroth’un ne kadar güzel bir hikaye olduğunu anlayacaklar”

O sönecek son meşaleyi hala bekliyorum…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s