”Visions” Of N’zoth, Blizzard Ne Planlıyor?

Xal’atath’ın N’zoth hakkında söylediğini hatırlayın:

”İşte burası, kadim çağlardan birinde, Derinlerin Tanrısı’nın, Yedi Başlı Tanrı’ya karşı verdiği devasa savaşı kaybettiği yerdi. Fakat, çoğu kez olduğu gibi, kaybetmek N’zoth’un yararına oldu.”

Çünkü bu sayede Y’shaarj diğer tüm Old Godlar arasında en fazla yeri kapladığı için Aman’thulun gözüne çarpacak ve yıkıma uğrayacaktı. N’zoth ise güvendeydi”

Accolon’un, son teori videosundan bir kesitti bu. Açıkçası uzun bir süredir, Blizzard’ın Old God konusundan kendisini kurtarmak istediğini, daha anlaşılır konulara yönelerek ( Jailer ve Arbiter gibi) hikaye örgüsünü daha rahat kurmak istediğini düşünüyorum. Fakat Accolon, ben ne kadar süedir umutsuz isem, o da o kadar umutlu ve N’zoth’un, ”binlerce yıl beklemiş, ve planının başarılı olması için bir bin yıl daha bekleyebilecek bir tanrının, kendisini bu kadar kolay açığa çıkarmayacağını” vurguluyor hep.

Ki haksız da sayılmaz, diğer Old Godların aksine, mağlubiyetten bile zafer çıkarma konusunda uzman olan, içlerinde en zayıfı olmasına rağmen serbest kaldığı anda,  C’thun ve Yogg-Saron’un aksine aceleci davranmayacak bir Old God olarak resmedildi bize N’zoth her zaman:

Şiddetli rüyalardan oluşan bir okyanusun ve tarifsiz dehşetlerin kemikleri arasında N’zoth, ölümlülerin kılıçlarından uzakta, güvendeydi. N’zoth, Yogg-Saron ve C’thun’un başına gelenleri görmüştü ve, ölümlülerin onu da bir şekilde bulup mağlup edeceğinin farkındaydı”

Ion Hazzikostas’ın Visions Of N’zoth patchini duyururken söylediklerine bakılacak olursak:

 İlk kez bir Old God’ın, karanlık gazabı ve bütün kudretiyle serbest kalışını göreceğiz. C’thunun gözünü, Yogg-Saron’un hapishanesinden kurtulabildiği kadarıını, Y’shaarj’ın ise sadece efsanelerini duyduk.”

Ion Hazzikostas o cümlesiyle aslında, pek çok insanın içine düştüğü yanılgıya açıklık getirmiş oldu: Biz şu ana dek hiçbir Old God’ın gerçek kudretiyle karşılaşmadık.  Ayrıca burada Blizzard’ın, Old Godlar konusunda devamlı çelişkili yorumlarda bulunduğunu da hatırlatmak gerek:

”  Bildiğiniz üzere iblisler öldüklerinde Twisting Nether’a giderek orada tekrar dirilmeyi beklerler.  Old Godlar bu açıdan oldukça ilgi çekici, biliyorsunuz, C’thun veya Yogg-Saron’un tezahürü tekrar ortaya çıkabilir”

”Old Godlar hiçbir zaman bire bire savaşta müthiş kudret sahibi olmadılar.  Blizzard onları fiziksel açıdan güçlü göstermeyi tercih ediyor. Old God’ların ve özellikle N’zoth’un ustalaştığı alan ise manipülasyon, dikkat dağıtma veya başka yöne kaydırma, yanıltma. Ny’alotha da onun işini bitirdiğimize inanırsak, N’zoth’u takip etmeye devam etmemiz için bir sebep olmaz” diyor Accolon ki doğru.

N’zoth, aynı Y’shaarjda yaptığı gibi kendisine ölmüş, yok edilmiş süsü vererek üzerindeki baskıyı sıfırlayıp, işine rahatça devam edebilir. Bu aşamada Magniyi yine yanıltarak bize ”Azeroth Old God etkisinden tamamen kurtuldu. Artık rahatlayabiliriz”  demesine sebep olabilir.  Ama öte yandan, Alleria gibi Void konusunda uzmanlaşmış ve resmen detektör görevi görebilecek bir karakterin dikkatinden kaçmaz bu durum. ”Onun mağlubiyetiyle zihnimdeki sesler dinmedi, tam aksine koroya yeni seslar katıldı” der bu yüzden.

N’zoth’un, sabrı ve sinsiliğlye bilinen bir Old God’ın, zincirlerinden kurtulur kurtulmaz, saldırıya geçip, yeterince güçlenmeden kendisini açığa vuracağını düşünüyor musunuz gerçekten? Old Godların hapishaneleri onları ciddi anlamda güçten düşürmek üzere tasarlandılar. Bu yüzden N’zoth’un, serbest kaldığı anda Azeroth’u bir görü ile sardığını, kendisi arkada Black Empire’ı yeniden kurmakla uğraşırken hepimizi oyaladığına eminim” diyor Accolon.

İşte bu yüzden, N’zoth’un hapisten çıktığı anda söylediği ilk şey bütün gözlerin açılacağını belirtmek oluyor. Hepimiz bir hayalin içine hapsedildik, N’zoth gerçek Azeroth’u etkisi altına alırken, onun uygun göreceği zamanda gözlerimizin açılmasını bekliyoruz.

Patch’in ismi de işte burada devreye giriyor: Visions Of N’zoth, N’zoth’un Görüleri.  Ny’alotha da Wrathion’u mağlup ettiğimizde, onunla verdiğimiz savaşın aslında bir görüden ibaret olduğunu, henüz N’zoth tarafından corrupt edilmediğini bize Wrathion açıklayacak. Yani bizim Ny’alothaya adım atışımız de çevremize sarılan illüzyonun bir parçası. Bu konuyu daha önce irdelediğim yazımda,  patch’in başlangıç görevlerinde, Uldum ve Pandaridaki Titan Tesislerinde sürekli bozulmalar, sıkıntılar çıktığını öğrendiğimiz için önce Forge Of Origination’a, ardından Engine Of Na’laksha’ya gidiyor ve hepsinde aynı durum ile karşılaşyorduk: N’zoth her defasında bizden değil 1 adım üç adım öndeydi. Bizim, Ny’alothanın gerçekten yükseleceği bir durumda ona nasıl karşılık vereceğimizi, Ny’alotha da onu mağlup etmek için ne planlayacağımızı görüyor aslında bu illüzyon sayesinde. Aynı zamanda, kendisine ölmüş süsü vererek üzerindeki baskıyı bertaraf ediyor.

N’zoth ile olan savaşımızın bitişinde girecek sinematik serisinin ilki olan (ve datamine edilebilmiş olan) videoda  dikkat edilmesi gereken ve ilk izlediğimde beni çok rahatsız etmiş bir durum vardı. Biz N’zoth’a karşı Forge Of Origination’ın gücünü kullanıp onu yok etmeye hazırlanırken N’zoth hiçbir şey yapmıyor, öylece izliyor. Sanki oradaki N’zoth değil de, onun taklidiymiş gibi!

Hiçbir şey yapmıyor, hiçbir şey!

Peki Accolon bu konuyu Shadowlands’e nasıl bağlıyor? Öncelikle şu düzeltmeyi yapalım: Bu illüzyon, Shadowlands paketini kapsamıyor. Bu sadece N’zoth’un bize yanıltmak için kullandığı bir yöntem. Accolon’un teorisi de bu noktada iyice ilginçleşiyor . Sylvanas’ın,  gözümüze çekilen perdeden haberi olduğunu iddia eden Accolon, Bolvar’a sarf ettiği ”Bu dünya bir hapishane!” çıkışını da buna bağlıyor. N’zoth’un mağlubiyeti bir illüzyon ancak Shadowlands’e gidişimiz gerçek.

Ion Hazzikostas’ın belirttiği üzere,  World Of Warcraft’ın grafik motoru oldukça eski ve gelişen oyun dünyasına adapte olmakta zorlanıyor. Blizzard’ın, bu motoru geliştirmek veya kökten değiştirmek için ciddi bir zamana ihtiyacı var. Aynı şekilde N’zoth’un da, Black Empire’ı tamamen geri getirmek için zamana ihtiyacı var. Ve Shadowlands’de, zaman bizim alıştığımızdan farklı işliyor”  ifadelerini kullanan Accolon, Shadowlands’ın, sonsuz olduğuna dikkat çekerek, orada bir değil, birden fazla paket boyunca vakit geçirme şansımız olduğunu söylüyor. Ancak bir noktada, Azeroth’a, kendi zaman dilimimize dönemediğimizi fark edeceğimizi ve Chromie’den yardım isteyeceğimizi, Chromie’nin de aktif olan, gerçek zaman dilimimize bizi döndüremeyeceğini,  bu yüzden Azeroth’un alternatif versiyonlarına dönmemiz gerekeceğini iddia ediyor. Bunun sebebi de, Infinite Dragonflight. ”Gerçek” zaman dilimimize giden bütün yolları yok eden Infinite Dragonflight, N’zoth’a,  Black Empire’ı diriltme çabasını sürdürürken zaman kazandırıp gözden ırak olmasını sağlayacak.

Blizzard’ın ise bu süreyi,  oyun motorunu geliştirmek, bölgeleri, güncel paketlerden alışık olduğumuz grafik kalitesi ve hikaye akışına göre uyarlamak için kullanabileceğini ve en nihayetinde geri dönmeyi başardığımızda karşımızda, tamamen güncellenmiş bir World Of Warcraft, – oynanışından grafiklerine dek- ve bütün haşmetiyle Black Empire’ı göreceğimizi iddia ediyor Accolon. Bu teoride katılmadığım tek nokta, bunun için bir kaç expansion, yani yıllarca beklememiz gerekmeyeceği. Blizzard’ın, Shadowlands sırasında bunları bir yandan yapıp, 10.0’da bize böyle bir açılış sunma ihtimali olduğunu düşünüyorum. Tabi bu Shadowlands ile işimizin biteceği anlamına gelmek zorunda değil, yeniden yükselmiş Black Empire ve Shadowlands’in gizemleri, değişimli olarak bir sürü expansiona konu edilebilecek, birer pakette bitirilemeyecek konular.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s