Çelişkiler, Sorular,Garip Cevaplar?

Bu ay gerçekleşen Blizzcon da, aynı BFA boyunca olduğu gibi, edindiğimiz cevaplar kadar, gayet sarsıcı yeni bilgiler ve bunların yarattığı sorular ile karşıladık Shadowlands’ın hikayesini. Chronicles’ın, hala cannon olmasına rağmen Titanların bakış açısıyla yazılmış olmaları gibi! Tabi ki aldığımız cevaplar (Sylvanas’ın motivasyonu) , en azından benim kafamdaki soruları ve lore’da gözüme çarpan bazı çelişkileri tamamen açıklığa kavuşturacak cinsten değildi. Yine bütün hikayenin üzerine bir gizem perdesi çekilmişti.

En tartışmalı konulardan birisi hiç kuşkusuz, Kil’jaedenın emriyle yaratılmuş olması gereken Lich King ekipmanlarının, The Jailer’ın kulesinde yaratılmjş olmasıydı.  Bunu ilk farkettiğimde ” Umarım Burning Legion’a da korkunç bir retcon yolda değildir” demiştim ve hala endişeliyim açıkçası. Ancak yine de aklımdaki ihtimaller, Bellular’ın bu konuda arka arkaya  yayınladığı videolar ile biraz güçlendi. Bu konuya da değineceğiz ancak aşama aşama gidelim.

VOID İLE DEATH ARASINDA İFLAH OLMAZ BİR DÜŞMANLIK YOK

Battle For Azeroth öncesinde yayınlanan çizgi romanlardan Three Sisters‘da,  Voidin Sylvanas’ı görünce çıldırmasından ötürü ” Void ile Death boğaz boğazalar! Death gelecek Void’i bitirecek!” gibi bir havaya girdik hepimiz. O sırada benim buna getirdiğim açıklama, undead’er Old God corruptionına bağışıklı olduklaarını düşündüğüm için Void’in Death kavramından nefret ettiği yönündeydi. Ancak farkına vardığım bir konu var.

Warcraft lore’u boyunca nerede, hangi pakette veya sinematikte bize Death ile Void’in aynı ortamda bulunmayacak kadar bile kanlı bıçaklı olduğu vurgulandı? Tam aksine, hem Death, hem de Void, evren üzerinde  ölen canlılar üzerinde rekabet halindeler. Void, doğası gereği tüketmek, hem de tekrar tekrar tüketerek, en sonunda kendisini bile tüketmek üzerine kurulu. Bu yüzden ölen her canlının ruhu, Void için bir enerji kaynağı, hatta Warlords Of Draenor’da gördüğümüz üzere, Void ile ölenler diriltilip kontol edilebiliyor ve ruhlar hapsedilerek sonsuza kadar tüketilebiliyor. Necromancy üzerine yoğunlaşmış olması gereken Shadowmoon Klanı, aslında deli gibi Void gücü de kullanıyordu.

Aynı şekilde, geçmişten günümüze Old Godlar veya onlara bağlı canlıların sözlerine bakalım biraz:

– ”Bow down before the God of Death!” (Yogg-Saron)”A thousand death or one murder. Your petty quarrels only make me stronger” (Yogg-Saron)– ”Yes! Embrace the truth of shadow” ( Uunat fightında player öldüğünde N’zoth söylüyordu)
” ” Those who pass beyond. Shall drown in the dark! (Il’gynoth, Ny’alotha)
– ” Welcome daeth. Do not fight it”’ /I’gynoth. Emerald Nightmare)

. ” They who dine on lost souls know only hunger.” ( Herald Volazj)
Chronicles ile Lore kökten değişmiş olabilir,ancak kitapların herhangi bir yerinde bu sözleri yanlış çıkartacak tek bir cümle yok. Yani insanların bu konudaki tek dayanağı, o çizgi romanda geçen tek bir cümleden ibaret. O çizgi romanı ciddiye almayın demiyorum tabi ki, ancak karşısına koyulabilecek bu kadar şey varken, tek bir cümleden yola çıkıp  ”Death ile Void ölümüne düşman! Death yok edecek Void’i!” demek yanlış. Böyle bir şey, yani Death’in Void’i ”mağlup etmesi” ancak aralarındaki, ruhları ele geçirmek konusundaki rekabette Death kavramının öne geçmesi veya geriye Void’in corrupt edeceği canlı bırakılmaması ile olabilir. Sylvanas’ın okunun saroniteden yapılmış sütunun parçalamasına ben çok bir anlam yüklemedim o yüzden. Yıllardır haklarında ”They do not live, they do not die. They are outside they cycle” denilen canlılardan bahsediyoruz burada. Death ile Void düşman olmasalar bile birbirilerinin işlerine çomak sokabilirler. Sargeras’ın bütün yaratılışı yok ederek geriye corrupt olacak bir şey bırakmak istememesi gibi.

Ve bu yüzden, Shadowlands’de, Yogg-Saron’a dair bir şeyler görsek, ya da en azından ima edilen şeyler olsa çok hoşuma giderdi açıkçası.

ÖLÜM MEKANİZMASI BOZUK

Bir önceki yazımda, Q&A’lerden edindiğim bilgiler doğrultusunda Sylvanas’ın Icecrown’dan atladığı andan itibaren Jailer ,ile ittifak halinde olduğunu, bu yüzden Cata’dan itibaren ölen her ruhun Shadowlands’de normalde gitmeleri gereken yerler yerine doğrudan The Maw’a yönlendirildiğni söylemiştim. Ancak düzeltme yapmam gerekiyor.:

The reveal that Sylvanas has been working together with the Jailer since Cataclysm fills in some plot holes from Legion.”

Sylvanas’ın Jailer ile Cata’dan beri ittifak halinde olduğu bir gerçek. Ancak ölün mekanizmasının bozulması, dolayısıyla ölen her ruhun otomatikman The Maw’a gitmeye başlaması, Battle For Azeroth’dan hemen önce yaşanan bir olay ile tetiklenmiş olabilir;

The machine of death is broken, and players entering the Shadowlands will find the realm of the dead in disarray. In the natural order of things, souls are sorted and sent on to an afterlife realm appropriate to the lives they lived, but now, but over the past few years, all souls who have perished—including the innocents slain at Teldrassil—are being funneled directly into the Maw. The Shadowlands are starving for anima even as the Maw continues to grow from the glut of fresh souls’‘.

Burada, Teldrassilde ölenlere yapılan vurgu ve bizim Legion’ın sonunda Ölümün Titanı’ nı öldürmüş olmamız ( 7.3 PTR dosyalarında Argus _ Death Titan_  olarak geçiyordu. Bunun dışında ölümle ilişkili pek çok skill kullanuyor ve bir tırpan kullanıyordu) pek çok kişide, mekanizmanın, Argus’un mağlup edilmesiyle bozulduğu izlenimini uyandırmış gibi gözüküyor ki, düzgün işlemesi gereken bir ssitemin bozulmasına getirilebilecek son derece mantıklı bir açıklama bu. Argus’un denklemden çıkarılması ile ( ruhu nereye gitti, Seat of The Pantheonda mı kaldı ya da zaten henüz bir World Soul olduğu için tamamen yok mu oldu, bunlar soru işaretleri. Ancak Argus ile işimizin bittiğini sanmıyorum pek) Jailer işleyişi bozmuş olabilir.

BURNİNG LEGION, NARTHREZIM VE SHADOWLANDS’İN İLİŞKİSİ
Sargeras’ın, bütün evrene ölüm getirerek yaratılışı sıfırlamak için kurduğu Ölüm Seferi‘nden önce, Narthrezim ile karşılaştığını ve onlardan Void ve Old Godlar hakkında detaylı bilgi aldığını biliyoruz. Narthrezim’in anavatanı ise Nathreza gezegeni. Ancak, Shadowlands ile birlikte gelen Revendreth bölgesindeki ırk, Narthrezim ile ciddi anlamda fiziksel benzerlik gösteriyor.

Legionda yenilenen Dreadlord modeli.                       Revendreth’den bir kare 
       

Narthrezim’in, sadece görüntüleri sebebiyle değil, oyunda kullandıkları yetenekler ile de vampiric özellikler taşıdıklarını düşünürsek, ana vatanları Great Dark Beyond‘da olması gereken bir ırka, neredeyse kökenleri burada mı acaba? diye sordurtacak kadar benzer bir ırkın Shadowlands’e koyulması, cevaplanması gereken sorulardan birisi. Broken Shore çıkarmasında görüp sonra haber alamadığımız Mal’ganis‘i burada görürsem şaşırmam açıkçası.

Sargeras, Ölüm kavramının derinlerine inerek Shadowlands’i keşfetmiş olabilir. Buna bağlı olarak, Ner’zhulun ruhunu Twisting Nether’a çekip ona sonsuz bir pisişik güç ve bilgi bahşeden Kil’jaedenın da Shadowlands’den haberi olabilir. Kil’jaedenın Sargerasın, Burning Legion’ı yönetme teklifini kabul ederken evrenin gizemlerini keşfetme vaadine tutulduğunu ve amacının de farklı ırkları bularak Legion’a katmak olduğunu düşünürsek, Shadowlands’den haberi olabilir. Bu durumda, -burada biraz çılgın spekülasyona giriyoruz- Sargeras veya Kil’jaeden, The Jailer ile iletişime geçerek, ondan Lich King’in zırhı ile Frostmourne’u yapmasını istemiş olabilirler. Böylece, Warcraft 3’teki Burning Legion gerçeği de retconlanmamış olur. Bu yapım sürecinde Dreadlord’ların, zırh ve kılıcı rünlediklerini de Bizzard eklerse gayet mantıklı bir şekilde açıklamış olurlar.

Başka bir ihtimal ise, Dreadlord’ların, Helm ve Frostmourne’u Torghast’tan çalmış olmaları. Ne kadar sinsi bir ırk olduklarını düşünürsek, bu ihtimal de mantıksız değil. Helm’in neden boyutlar arası bir kilit olduğu konusunda ise emin değilim. Zaten yazının eleştiri odaklı olmasının sebebi, bu bitmek bilmeyen belirsizlikler. Sanki Blizzard bile henüz ne yapacağından (veya şu an ne yaptığından) emin değil gibi. N’zoth’un hikayesinin nasıl bitirilme ihtimali olduğu düşünülünce, Blizzard karşımıza her defasında acayip bir lore karmaşası ve sorular çıkarıp, sonra da doğru dürüst cevaplayamıyor/ basit şekilde ele alıyor diyorum bazen.

Öbür türlü korkunç bir retcon yolda, Warcraft 3’ün hikayesinin temeli, Burning Legion’ın istilası öncesi Azeroth’u zayıflatmak için yaratılan Lich King ve Scourge’e dayalıyken, Lich King’in yaratılışını tamamen Jailer’e bağlamak, Blizzard’ın yapmaması gereken bir retcon. Ayrıca Burning Legion’da, Necromancy yani ölüyü kaldırma/kontrol etme veya öldürdüklerinin ruhlarından beslenme konusunda çekingen bir topluluk değil. Bu yüzden Burning Legion’ın Death ile gayet içli dışlı olduğunu düşünüyorum.


Shadowlands ile ilgili ilginç başka bir detay ise, en başta Ulduar’ın parçası olan, ardından Odyn tarafından başka bir boyuta taşınan Halls Of Valor ile Bastion mimarisiin göze batacak kadar benzerlik göstermeleri. Pantheonun da, aynı kardeşleri Sargeras gibi Shadowlands’den haberi olmuş ve düzenledikleri evrende ölümü istemeyen ( Argus’un adını Chronicles’da geçirmeyerek aralarında Ölümün Titanını almamaları veya yarattıkları bütün canlılara ölümsüzlük bahşetmeleri) canlılar olarak Shadowlands’e müdahale etmeye kalkmış olabilirler.


BLIZZARD OLD GODLARDAN KURTULMAK İSTİYOR


Bu noktadan itibaren ağır 8.3 spoilerlarına gireceğiz
;

Evet, ben açıkçası bir süredir böyle düşünmeye başladım. Ny’alothayı çok daha farklı bitirerek bir Black Empire paketi getirebilirler veya N’zothu öldürmeden konuyu çok rahat bir şekilde yine Shadowlands‘e bağlayabilirlerdi. Nasıl mı?; –

N’zoth hepimizi öldürüp,ardından diirlterek gözlerimizi Shadowlands’de açmamızı sağlayabilir, böylece bütün gözleri açmış olabilirdi.
N’zoth’u mağlup edemeyeceğimizi anladığımızda, M.O.T.H.ER.’ın yardımıyla Ny’yalothadan kaçabilirdik. Ancak bunun sonucunda, N’zoth’un varlığının etkisi ve Ny’alotha Azeroth’a iyice yayılır, bu da bir Black Empire paketi expansionına yol açabilirdi.

Yani bunları ben bile düşünebiliyorum da, yıllardır şu oyunun hikayesini yazan, edebiyat ve felsefe ile içli dışlı olmaları gereken koca koca adamlar bunları düşünemiyor mu? Ya da 8.3’ün N’zoth’un görüsü olması teorisi, Blizzard istese böyle şeyler yapamaz mıydı? Yapardı. Ancak demek ki, bunları yapsalar bile Lovecraft’ın materyaline tam olarak hakim değiller, bu yüzden Cthulhu materyalini ellerine yüzlerine bulaştıracaklarını düşündükleri için her defasında bu konuyu kısa kesiyorlar. Aynı Emerald Nightmare‘da yaptıkları gibi! Veya, ”Biz bu Old Godları lore’a ekledik de istemiyoruz bunları işlemeyi. Hadi bitsin bu konu artık” demiş olabilirler. Çünkü raidin ardından N’zoth ölüyor. Bu artık kesin ve Magni Azeroth’un Old God corruptionından tamamen kurtulduğunu müjdeliyor. Forge Of Origination, yaplacak ayarlamalar ile gezegendeki bütün Old God etkisini ve Old Godları, Azeroth’a zarar vermeden yok edebilecek bir Titan makinesi.

Fakat, bana Old Godlardan kurtulmak istediğini hissettiren Blizzard, hala ” ya belki de öyle olmamıştır” diye aklınca açık kapı bırakıyor.;

”Question: Can you confirm or deny whether the old gods are dead?
We’ve got a lot of people who think that we’ve only fought manifestations, and their true forms lie dormant somewhere. Are we maybe going to see more of that?

Answering: Steve Danuser
Confirms that we’ve killed their forms, in the cases of Yogg’Saron and C’thun despite echoes of them still seeming to permeate the world.


“If you think about our cosmology and the way that creatures of magic work as opposed to mortals, mortals die they go to the Shadowlands. If you fought the Legion, you fought demons. If you kill them on Azeroth, where do they go? Back to the Twisting Nether, which is the place where they come from.”
“So if you think about other magical creatures and think what happens when you kill them on 

Azeroth, where do they go? There’s the potential for things like that to kind of happen. We try to have this cosmology of the way things work, and that’s something that you can apply to other things. And I think the old gods are an interesting case where, you know, we’ve defeated one version of them and who knows if another manifestation will eventually take place.”

Yani yok olmamış ve özleri aynı demonlar gibi Void’e dönmüş olabilir. Ancak ben, açıkçası Blizzard’ın Old Godları doğru dürüst  işleme ihtimallerinden ümidimi kestim,  8.3’ten keyif almaya bakarak,  yine sadece 1 patch boyunca cultist roleplayimi yapacağım. Shadowlands için ciddi anlamda heyecanlıyım ancak Blizzard, benim düşündüğüm yolda ilerlerse, 5 yıl sonra ”Biz bir halt yedik. Yapmamalıydık” diye açıklama yapacaklar aynı Argus için yaptıkları gibi. Lore’a kattıkları gizem, korku elementi ve derinlik ile Old Godlar’a benzer başka ”kötü” karakterler yok Warcraft’ta maalesef.

Çelişkiler, Sorular,Garip Cevaplar?” için 3 yorum

  1. Evet, dikkat çektiğiniz noktalar ve yorumunuz için teşekkür ederim.Zaten raidin hem.adı hem de tasarımı Nathtezim (ve aslında Dracula)i çağrıştırıyor.Paket ile ilgili panelde gösterilen artta kalenin tepesinde devasa bir gargoyle vardı . O yaratığın bir boss olabileceği ve/veya bu Dreadlord ırkının en primal örneklerinden olabileceği söyleniyor.Ayrıca raidin son bossunun da tanıdık.bir Dreadlord olabileceği iddiaları var.Shadowlands henüz ilk raidiyle bile bize ciddi anlamda lore bilgisi sağlayacak gibi.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: