Sylvanas’ın Zayıflığı Üzerine

Legion’ın kapanış patchinden itibaren gündemimizde Sylvanas var. Sevdiğim bir karakter olsa da, kendisine özel bir ilgim olmadı açıkçası. Neticede bu oyunda özel ilgi gösterilebelcek karakter sayısı cidden çok fazla. Ancak BFA’da ipleri öyle bir eline aldı ki, karakterinin üzerine eğilmek artık farz oldu. Blizzcon 2019 tanıtım görselinde de Warcraft’ın yüzü olduğunu  düşünürsek,  kendisini daha çok sık göreceğiz. O zaman, benim gibi Warcraft 3’ten beri oynayanlar için, neredeyse 20 yıldır bildiğimiz, artık evladımız gibi olan (aynı Jaina veya Thrall gibi) Sylvanas’ın kişiliğini bugün biraz inceleyelim. Bu yazı konusunu aklıma getiren ise, Bellular’ın Sylvanas hakkındaki en son videosu oldu. Fark ettim ki, ciddi ciddi Sylvanas ile aynı sorundan muzdaripmişiz!
Öncelikle, bu detayları bilmedikleri için topluluğu suçlayamam. Çünkü Sylvanas’ın BFA boyuncaki davranışlarına ciddi anlamda ışık tutan bu detaylar,  oyundan önce çıkan bir roman ve 2 kısa hikayeye bölünmüş durumdalar. Bu benim için bir problem değil aslında, yeter ki okuyacak şey olsun. Fakat herkes buna mecbur değil. Kimi insan kitap okumayı sevmeyebilir, bu ”yan” ürünlere verecek parası olmayan ya da yabancı dili yeterli seviyede olmayanlar olabilir. Ama Blizzard gidip Sylvanas hakkındaki ufak ama son derece kritik detayları bu eserlere yerleştirmiş. Eh, anlatmak da bize düşmüş.

ÇOK SOĞUKKANLI VE DİKKATLİ BİR KADIN(!)

Sylvanas bize sunduğu profile rağmen içinde ciddi korkular saklıyor aslında. Resmen zayıflığını saklamak için olduğundan farklı davranmaya çalışan, sorunlu bir kadın aslında. Evet, çok zeki, soğukkanlı ve planlı davranan biri. Ama hangi aşamaya kadar? İşin içine güven sorunları (hem kendisine hem de başkalarına karşı duyduğu), ölüm korkusu ve ani öfke atakları girene dek.
Warchief olduğundan beri Sylvanas’ın Old God kontrolünde olduğu gibi saçma teoriler ortada dolaştı çok uzun süre. Sylvanas’ın psikolojik sorunları olduğu açık ama bunun Old Godlar ile filan alakası yok, oyundaki her manyaklığı onlara bağlamamız gerekmiyor.

Bellular:
 Bütün şok edici kararlarını tehdit altında  verirken, kendi bölgesinde, güvende olduğunu hissettiğinde düzgün bir şekilde düşünebiliyor.  Sylvanas bence en iyi bu şekilde açıklanabilir. Sylvanas diğerlerinin duygularını ve zekalarını küçümsüyor. O kesinlikle narsist ( kişinin  aşırı özgüven dolu olması ve hatta kendine aşık olması) bir sosyopat  ( diğerlerinin duygularını anlayamamak ve  kendi yol açtığı yıkımdan dolayı suçluluk hissetmemek)

Sylvanas’ın Teldrassil ile ilgili planı en başta şu şekildeydi; Malfurion’u öldürerek Night Elflerin umudunu kırmak, ardından da Teldrassil’i ele geçirmek. Ama kesinlikle yakmak yoktu aklında. Hatta, ”Oraya küf (blight) atarsak, bu Alliance’ı birbirine kenetler” demişti, ama gitti yaktı ağacı. Neden?  İki sebepten ötürü;

İlk sebep Saurfang. Darkshore istilası sırasında Sylvanas Malfurion’un karşısında çaresiz düşmüştü. Ve ölümden gerçekten çok korktuğu için o sırada tek kelimeyle zavallı bir durumdaydı.
Bu sırada imdada yetişen Saurfang can havliyle arkasından balta sallayarak ölümcül şekilde yaraladığı kişinin Malfurion olduğunu fark edince öldürmemişti. Sylvanas’da belki de orada, en büyük hatalarından birini yaparak Saurfang’e ”Sen şunun işini bitirirsin ben gidiyorum” demişti. BFA’dan önce çıkan kısa hikayelerden ”A Good War”  kısa hikayesinde görüyoruz ki, Sylvanas Saurfang’in Malfurion’u bağışladığını fark edince yaptığı tek şey yürüyerek uzaklaşmak oluyor. Öfkesinin dinmesini sağlamak için. O sırada kendini tutmasaydı yüksek ihtimalle öldürürdü Saurfang’i çünkü düzgün düşünme yetisini kaybetmişti. Bunu bu derece iyi bilmemin sebebi benim de bu sorundan muzdarip olmam.Bu konuya birazdan değineceğim. Sylvanas, Malfurion konusundaki başarısızlığının üstüne bir de Delaryn Summermoon tarafından kışkırtılınca şalterleri atıyor ve daha önce ”Orayı yok etmek bizi daha zararlı çıkarır” demiş olmasına rağmen kontrolünü kaybederek Teldrassil’i yakma emrini veriyordu.
 

SAÇMALAMA DA OTUR OTURDUĞUN YERDE

Eğer baskı altında saçmalama, geri dönülemeyecek kararlar verme/sözler sarf etme ihtimalinin varsa ve bunun farkındaysanız bunun üstesinden zor da olsa gelebilmeniz için bir yöntem var. Ben de, böyle durumlarda şalterimin attığını fark ettiğimde arkadaşlarımdan bir şey rica etmiştim: Karşı çıkmaları ve  ”otur oturduğun yerde başlatma tribine” demeleri. Çünkü öyle bir durumda karşımdaki alttan alırsa, ne kadar saçmalayabileceğimin, sonra telafisinin zor olacağı neler söyleyebileceğimin/kararlar alabileceğimin gerçekten sınırı olmuyor. Bu durumda da karşınızdakinin sizi bastırması, sindirmesi gerekiyor ki saçmalamayın.

Peki Sylvanas’ın böyle bir şansı var mı? Maalesef yok! En yakınındaki adam, hatta ”hayatının” aşkı olan Nathanos, o ne derse, ne yaparsa onay vermekten veya ”yine ne yapıyor bu deli ya”  demekten öteye geçemiyor maalesef. Sylvanas Teldrassil için ”YAKIN ŞUNU” diye bağırırken yaptığı tek şey ” Eyvah delirdi bu yine” dercesine bakıp mancınıkların ateşlenmesi için emir vermek olmuştu. Gariptir ki orada Saurfang kadar tecrübeli, yaşlı bir asker de buna  müdahale etmedi. Eh, yani Sylvanas’ın Teldrassil’i yakmasının arkasında en ufak bir büyük plan yok. Tek sebebi Delaryn’in onun azıcık üzerine gitmiş olması. Ayrıca, bu yaşananların ardından Saurfang ona tepki gösterdiğinde ”Sen benim taktik dehamsin ve buna rağmen Malfurion’u öldürmedin. Bu yüzden ağacı yakmak zorunda kaldım!” diyerek suçu Saurfang’e atıyor Sylvanas.

Bu konuya verilebilecek diğer bir örnek ise oldukça yakın. Saurfang’in, bilerek Sylvanas’ın üzerine giderek onu germesi, tahrik etmesi sonucu Sylvanas’ın bütün Orgrimmar’ın önünde ”Horde bir hiç! Hepiniz birer hiçsiniz!” diye bağırması. Ve ardından ”E yeter be!” dercesine Saurfang’i öldürüp, bize hakaretler yağdırarak, küçümseyerek kaçması. Expansion boyunca Horde’u önemsiyor gibi görünmek için verdiği çabanın ardından, yine ani bir öfke atağı sonucu hem Horde’un, hem de en büyük güvencesi Forsaken’in desteğini kaybederek bir anda yapayalnız kaldı.

Bellular:
Basitçe, Sylvanas bu işte. Bu gelgitli halleri de onu takip etmesi ilginç bir karakter haline getiriyor. Düşüncesiz bir karar veriyor ardından sakinleşerek yol açtığı sonucun elinden geldiğince düzgün bir şekilde üstesinden gelmeye çalışıyor. Olay şu ki, her kontrolden çıktığında bu sadece, hedeflediği amaca ulaşmak için daha da zalimleşmesine sebep oluyor”

Neticede, ne kadar güçlü, karizmatik veya sakin gözükmeye çalışırsa çalışsın Sylvanas belli anlarda korkaklaşabilen, bir anda kontrolünü kaybedebilen (mesela ölme ihtimali olduğunda) ve böyle durumlarda ileride toparlaması çok zor olacak kararlara varabilen biri.  BFA’nın başından beri Sylvanas’ın saçmaladığı söylenir durur, ben de inatla karakterine aykırı davranmadığını savunurum. Umarım bu, Sylvanas’ın kişiliğine ve zayıf yönlerine dair daha detaylı fikir sahibi olmamızı sağlar ve karakter analizi yaparken bunları göz önünde tutarız artık.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: