Shadowlands, The Void ve Death Üzerine

-The Void, kendi varoluşu dışında kalan her şeyi bir gün tüketecek olan, evrenin ‘iyi gücü’ olan Light’ın eninde sonunda dönüşeceği güç.  Kaçınılmaz son.
-Death, herkese ve her şeye eşit yaklaşan ve eninde sonunda hiçbir ölümlünün kurtulamayacağı, ölümsüz varlıklara bile korku veren, çürümeye ve unutulmaya terk eden bir güç. Kaçınılmaz son.

Peki, bu iki güç gerçekten düşman mı?

Battle For Azeroth öncesinde yayımlanan çizgi romanlardan biri olan ”The Three Sisters”’da bize, kız kardeşlerden Void’im temsil eden Alleria ile Death’i temsil eden Sylvanas arasında bir çatışma, düşmanlık olduğu yansıtılmıştı. Sylvanas’ı gördüğünde doruk noktasına çıkan fısıltılar Alleria’ya ” O herkesin düşmanı! Öldür onu! Öldür onu!” diye haykırmışlardı. Aralarında çıkan kavgada, 2 tarafta birbirilerini birer mahlukat olarak görüyordu.

Bunun bir yalan olduğunu, öyle değilse bile gözümüzün boyanmaya çalıştığını düşünüyorum açıkçası. Ve Blizzard bunu gözümüze soka soka yapıyor bir de! Bu iki gücün ittifak halinde olduklarını iddia etmiyorum ancak, düşman olduklarının vurgulanmaya çalışılması absürt geliyor.

Çizgi romandaki bu konuşmayı ilk gördüğümde bu durumu haklı bulmuş ve ”Void neticede cansız varlıklar üzerinden beslenemez, enerjiye ihtiyacı var. Undeadleri ( Scourge değil, Forsaken) de corrupt edemiyor zaten” demiştim. Ama biraz düşümünce, bu iki güç arasındaki bağlantı gözüme çarpmaya başladı. Her şeyden önce, Old Godların doğrudan ölümle ilgili diyalogları yok mu?

Ölümün Tanrısının karşısında diz çökün! (Yogg-Saron)
Çözülen her düğüm, diyarıma bir adım daha yaklaşnmanız demek. ( Y’shaarj, biri öldüğünde söylüyordu.)
Ölümü kucaklayın, onunla savaşmayın. ( Il’gynoth)
Ten onun hediyesi, o sizin gerçek yaratıcınız. ( Il’gynoth. Bu sözü hem ‘Size özgür irade verdi’ hem de ‘Ölümsüzlüğünüzü alarak size ölme şansını bahşetti’ olarak yorumluyorum açıkçası)
Evet! Gölgelerin hakikatini kucaklayın! (N’zoth. Uunat fightında biri öldüğünde)

Old Godlar oyunun ilk zamanlarından beri Death kavramı ile bu kadar bağdaştırılırken ( Il’gynoth ve N’zoth’un Chroniclesdan sonra bunları söylediğine dikkat çekelim) bizden neden, Death ile Void’in birbirine düşman olan iki güç olduğuna inanmamız isteniliyor?  İkisi de kaçınılmaz son, yoksa biri, diğerinden ruhları mı alıkoyuyor? N’zoth’un Death kavramından, ”her şeyin düşmanı’ olarak bahsetmesinin sebebi bu mu?

Void’in amacı ( bu arada şu amaç konusuna bir değinmek istiyorum. Ne Void’in, ne de Death’in bir ‘efendisi’ yok bence. Bu güçlere ilk kıvılcımı çakan güç -ki bu konuda da yazacağım- onlara nasıl bir amaç verdiyse onu uygulayan güçler sadece) kendisi dışındaki her şeyin enerjisini tüketmek, ölen varlıkların ise ruhlarını sonsuza kadar sömürerek en sonunda tüm gerçekliğin kendi kendini tüketeceği bir noktaya getirmek. Death kavramı ise, yine hiçbir ölümlünün kaçamayacağı bir şey olmasına rağmen ruhları tüketmek yerine onları ‘ölümden sonra bir hayat’ ta tutuyor. Yani öldüğünüzde Void’in eline düşerseniz, emin olun tekrar ölüp bu kez ‘Ölüm’ün kollarında kalmak için yalvarırsınız.. ‘Hadi topluca ölüp Shadowlands’a düşün’ de demiyorum tabi ki, orası da kabus gibi bir yer.

Peki Shadowlands ne kadar masum? Old God’ların kendilerini inatla ölümle bağdaştırdıklarından bahsettim, Old God’ların fiziksel evrendeki kaynağının ( daha doğrusu, Void Lordlar tarafından bu tarafa gönderildikten sonra onlar için yaratılan -Twisting Nether tarzı- diyarın) ve ölümsüz olmalarını sağlayan şeyin, özlerinin Shadowlands’da bulunması sebebiyle olduğunu düşünüyorum. Ve Azeroth üzerinde ölen her canlı, eğer Shadowlands’a ulaşırsa Old Godlara aperatif oluyor ve güçlenmelerini sağlıyorlar. Bwonsamdi, Helya, Lich King gibi varlıkların ölen ruhların Shadowlands’e geçmelerini engellediklerine inandığımı şurada belirtmiştim. Yani bir nevi o ruhlara bakıcılık yaparak, ‘daha iyi’ bir öbür taraf sağlıyorlar. Çünkü, daha önce de belirttiğim gibi Warcraft’ın öbür tarafında Cennet benzeri bir şey yok. Ne Tirion, ne Uther ne de Grommash öldüklerinde güzel bir yere gittiler.  Kimin veya neyin eline düştükleri hakkında bir şey söyleyemiyorum ancak, durumlarının iyi olduğuna inanmıyorum. Sylvanas’ın Icecrown’dan atlayıp öldüğünde gördüğü yer, soğuk, karanlık ve sonsuz acı dolu bir yerdi.



Legion sonundaki Uuna questinden. ”Karanlık Orman” ı andırmıyor mu?

Peki ya ”Black Forest”? Puzzle Box Of Yogg-Saron ve Y’shaarj’ın şu sözleri?:

Kara Ormanda gezindiğinde, göreceksin.
Uykudaki, çıt çıkmayan, dik dik bakan, ormanın arkasındaki evler hep düş görürler. Onları parçalamak merhametli bir davranış olurdu.

Karanlık ağaçların arasında kaybolmuş bir kuzu var.


Her yerin, her şeyin ruhu vardır. Her ruh tüketilebilir.


Çevrene bak, hepsi sana ihanet edecek. Çığlıklar atarak kara ormana kaç!


Atalarının eziyet gören ruhları yakana yapışmuş, sessizce çığlık atıyorlar.  Neredeyse sonsuzlar. (
Death ile Void’i ayırıyorduk değil mi birbirinden?)

Black Forest için verilebilecek adaylar çok. Ancak Drustvar, Blackroock Hold’un olduğu alan gibi iddiaları bir köşeye bırakmak doğru olacaktır, çünkü burası kesinlikle fiziksel bir alan değil. Emerald Nigthmare’ın kapkara ve çarpık ağaçlarla dolu olduğu düşünülünce, Azeroth’un kabusunun içinde bir yerlerde olabilir. Ancak ben bu korkunç ormanın (Warcraft standartlarının üzerinde korkunç hatta, maalesef Warcraft’ın bu konudaki standartlarını çok yetersiz buluyorum) N’yalotha’da, bu sebeple de Shadowlands’de olduğunu düşünüyorum. Shadowlands diyarın tamamı, N’yalotha ise Old Godların özlerini ölümden koruyan yer olabilir.

Peki Shadowlands ve Old Godların özlerinin orada olması, veya sinsice oraya sızıp kontrolü ele geçirmiş olmaları neden önemli? 2 sebebi var:

Azeroth üzerinde ölen her ruh, -eğer yolda yakalanıp alıkonulamazsa- Old God’lara gidiyor ve onları güçlendiriyor.
Tutsak edilmiş bir şeyi öldürmek için 2 seçeneğiniz vardır: Ya hapishnesinden çıkaracaksınız ya da siz onun yanına gireceksiniz.
Bu konuda, özellikle de Emerald Dream ve Azeroth’un hala uykuda olmasıyla ilgili yakında konuşacağız tekrardan. Lütfen fikirlerinizi -ve sorularınızı- belirtmekten çekinmeyin. Sonraki yazıda görüşmek üzere!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s