Gitme Be Ciri!

Evet efendim, blog biraz Witcher’a adanmış gibi oldu biliyorum ama dayanamıyorum. Witcher-Ciri ikilisinin bana yaşattığı duyguları ve inceliklerini yeterince aktaramadığıma karar verdim. O yüzden, oyuna aşık olmama sebep olan o travmatik, abartılı Bad Ending ve yine Ciri hakkında konuşmak istiyorum.

Bir önceki yazımda Pellar’ın ritüeli sırasında Ciri refere edilince tüylerimin niye diken diken olduğunu sormuştum kendime. O soruyu cevaplayayım önce:

Bloody Baaron questinin ana konusu Philippe’in aile trajedisi. O yüzden, sırf ritüelin teması ”Kan” diye iletişime geçtiğimiz ölü bebeğin ruhunun şunları söylemeye başlaması bana ”Oha!” dedirtmişti. Tamam bu bir kan ritüeli ve Baron’a Ciri’yi bulmak için yardım ediyorum eyvallah da, Ciri konuya nasıl bir anda dahil oluyor?;

Kadim Kan’ın Çocuğunu niye arıyorsun?
Artık Beyaz Soğuk ve Beyaz Işığın vakti, Kibrin ve Deliliğin!
Dünya buzların arasından tekrar doğacak ve Kadim Kan’dan temizlenecek, ekilmiş tohumdan.
Ne teklif edebilirsin ki?”

Bu noktada Ciri’nin, White Frost’u durdurmaya gitmeden önce ( kaderinde yazıldığı gibi) söyledikleri aklıma geliyor ister istemez:

Bu benim hikayem, senin değil” 

Belki de daha oyunun bu kadar başında, bize anlatılmak istendi bu. Ölü doğmuş bir bebeğin ruhu üzerinden ailesinin izini sürme konulu görev döndü dolaştı Ciri’ye geldi.  Ciri konusunda detaylı bir video üzerinden devam edelim:

Önce Law Of Surprise‘ın ne olduğundan kısaca bahsedelim:

Bir Witcher, yardım ettiği/beladan kurtardığı kişiden, evine döndüğünde karşısına çıkacak ilk şeyi kendisine teslim etmesini ister. Bu genellikle kişinin eve döndüğünde köpeği tarafından karşılanması sonucu bir sonuca varmaz. Ancak nadir de olsa, Witcher’ın kurtardığı kişinin oğlunu ondan alarak Witcher okulunda yetiştirme şansı olur.

Bu senaryoda, Geralt Cintra prensesi olan ( ve Emhyr Var Emreis‘in eşi olan) Pavetta’dan Law Of Surprise’ı talep eder, tesadüfe bakın ki Pavetta hamiledir. Ciri’nin bir Witcher okuluna gireceği ve Geralt ile ilişkisi daha anne karnına düşütğünde belirlenmitşir.  Ki kendisini evlendrimeye yönelik çabalar her daim sonuçsuz kalmıştır.

Bu tesadüfler zincirini biraz daha açıklamak gerekirse;

Ciri 6 yaşında, büyükannesi ile yaşarken Geralt onu teslim almaya gelir ancak bir kız olduğunu fark edince tereddüte düşerek kararından vazgeçer. Ciri’nin büyükannesi Geralt’a ” Ne oldu Witcher? Tereddüte mi düştün, korkuyor musun? Kaderin sana yazdığı çocuğu reddedemezsin” der. Ancak Geralt’ın bir endişesi de, son derece vahşi olan Witcher’a dötüştürme işlemlerinin, bu özel çocuğa uygulanmasını istememesidir.

Bir gün Ciri, yine zorla nişanlandırıldığı birisi ile buluşmaya gittiğinde oraya boşuan geldiğini fark ederek ormana kaçar. Oradaki Dryadlar tarafından ele geçirilmek üzereyken tekrar Geralt ile karşılaşır ancak bu kez birbirilerini tanımazlar. Ciri normalde içen kişinin anılarını silen ormandaki sudan içtiğinde ona hiçbir etkisi olmaz, çünkü damarlarındaki Kadim Kan bu etkiyi sıfırlar. Geralt bunu fark ettiğinde tekrar sırtını dönüp gitmeye karar verdiğinde Ciri’yi yakalayan Dryad tarafından ”Kaderin sana sunduğu şansı kaçırma Geralt, bu çocuk ile arandaki bağı sağlıklı bir çocuk ve onu koruyan kişi şekline dönüştür. Öbür türlü, bu bağ kendini farklı bir şekilde, -daha yıkıcı ve negatif halde- gösterebilir” Geralt yine sırtını döner gider. 

Son olarak, Emhyr’in Nilfgaardiam ordularının Ciri’in evi Cintra’yı yakıp yıkmaları sonucu Ciri bir asker tarafından yakalanır. Gece kaçmayı başaran Ciri Lower Sodom’da yaşayan mütevazı bir aileye sığınır. Bu sıralarda Geralt o bölgede hayatını kurtardığı bir adamdan yine Law Of Surprise’ı uygulamasını ister. Adam ona ” Evimde beni şaşırtacak bir şey bulmayacağım ve sen de öyle. Son çocuğumuzdan beri eşim başka çocuk sahibi olamadı. İşine yarayacak hiç bir şey alamayacaksın, hiçbir şey. Sanırım bu kez şanssızsın Witcher” der ancak Geralt’ın farkında olmadığı şey,Ciri’nin kurtardığı adamın evinde sığınıyor olmasıdır. Bu kez Geralt, Ciri’yi yanına almak zorunda kalır ancak onu bir Witcher’a dönüştürmez. Konu yine çok dağıldı ancak bu bilgilerin Ciri-Geralt-Kader sarmalını yeterince aydınlattığını ve Witcher 3’ün ana karakterinin neden bence Ciri olduğunu ortaya koyduğunu düşünüyorum.

Bunu peki Worst Ending’e nasıl bağlayacağım?  Videoda anlatıldığı gibi Ciri’nin kaderinin, mirasçısı olduğu imparatorluğun ve istemeden sahip olduğu güçlerin ona yüklediği sorumlulukların, ”muazzam şeyler yapmak için doğmuş olmanın”  baskısından kurtulmuş şekiilde bir Witcher olmak olduğuna inanıyorum ben de. Peki Worst Ending’e, yani Ciri’nin öldüğü, daha doğrusu bana göre geri dönmemeye karar vererek ölümü kabullendiği sona nasıl geldim?

Tek tek yaptığımız seçimlerın doğru-yanlışına değinmeye gerek yok; Ciri’ye -ehm- insan gibi davranmak, onu Ciri olduğu için sevdiğimizi ve ona değer verdiğimi göstermek yerine, ona hep ”Sen büyük şeyleri başaracaksın, bunun için doğdun. Senin kaderin bu!” dediğim için! Ve öfkelendiğinde bu öfkeyi boşaltmasına izin vermek yerine ”Yapmamız gereken şeyler var!” diyerek kızın rahatlamasına izin bile vermediğim için!

”Bazen keşke onlar gibi olabilseydim diyorum”

Bana tüm bu güçleri veren o.(Kadim Kan) Ama hayatımı saklanarak ve kaçarak geçirmemin sebebi de aynı zamanda”

Düşünün ki, bütün oyunu onu kurtarmak için neredeyse yaptığımı hiçbir seçim üzerinde fazla düşünmeden geçirmişim. Onu bulup ölmediğini fark ettiğimdeki mutluluğumun tarifi yok. Ama sırf yanlış davrandığım için, daha doğrusu doğru davrandığımı sandığım halde kızı içten içe mahvettiğim için geri dönmemeye karar veriyor.

Şu kaşları çatışa bak arkadaş 😦
Bu ağır durumun üzerine CDPR beni iyice depresyona sokmak istemiş olacak ki, yazdıkları Aftermath ile beni ağlamanın kıyısına getirmeye karar vermişler. Her şeyin başladığı, kötülüğün diyarı Velen’de bitiyor oluşu bu sonun, maalesef çok uymuş.

Ciri’nin elinden kaçan son Crone ve tahminen en sinsileri olan Weawess kaçmadan önce Ciri’in Witcher kolyesini çalmıştı. Onu geri almaya gittiğimizde, bir kurt adam olarak karşımıza çıkan iç sesimiz bize ”Kıza yeni bir kolye bul, kederi zaman içinde geçer” diyor.

Cevabımız bu 😥

Weawess’in dövüş sırasında Ciri’ye ettiği hakaretler ve sözleri –Zireael öldü. Buzların arasındaki ufak bir cesetten başka bir şey değil artık-  ”Kes ulan sesini!” diye söylenmeme sebep olmasının yanında bütün acımı ve sinirimi boşaltmama yardımcı olmuştu aslında. Ve ardından,  duyguları olmaması gereken Geralt’ın o kolyeyi buluş anı ve çöküşü, benim de çöküşüm.

Bittim bittim tamam ya abartma artık CDPR. 

Eh, bu derece travmatik ve beni ciddi ciddi suçlu hissettiren, 1 hafta rahat bırakmayan hatta o gece ”Ya ne yaptın sen aptal” diye uyutmayan şu sondan 1 yıl sonra, oyunun Ciri’in gülen yüzüyle bitirmek nasıl bir rahatlama ve terapi oldu anlatamam.

Yine de, oyunu ilk bu şekilde bitirdiğim için memnunum aslında. Çünkü açıkçası kötü sonları, üzerimizdeki etkilerinin daha yoğun olduğunu düşündüğüm için daha çok seviyorum. Belki de böyle sert bir şekilde bitirmeseydim Witcher 3 beni bu derece etkilemeyecekti.

Sanırım Ciri hakkında yeterince yazdım, şimdilik.

Sen gülümse Ciri, hep gülümse.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s