WITCHER ÖVMELERİ: DANDELLION SEN BAŞINA NELER AÇTIN YA?

Eveet, yazı dizimize devam ediyorum. Novigrad’ı bitirmem o kadar uzun sürdü, o kadar farklı yola sapmam gerekti ki açılışı bu görsel ile yapmanın en uygunu olacağını düşündüm. Dudu’yu bulmam gerekiyordu ki Dandellion’ı kurtarayım, ki Ciri’yi bulayım. Evet aynı Prsicilla’nın söylediği gibi.

Bu yazıda o kadar detaylı anlatmayacağım çünkü konu övgüden çok hikayeyi detaylıca anlatmaya döndü. Daha çok neler hissettiğim ve övmek istediğim konular üzerinde duracağım;

Öncelikle Ciri’den başlamak istiyorum. Yani umarım şu kızı her gördüğünde midesine kelebekler uçuşan, yüzüne bir gülümseme yerleşen kişi ben olmamışımdır oynarken. Ciri’ye cidden değer veriyorum ve gördüğüm o ki, Geralt’ın tanıdığı herkes ona değer veriyor. Yani evlenmek ve çocuk sahibi olmak gibi konular bana şu an ”aman kalsın” gibi duruyor ama, Ciri insana babalık hissini çok güzel yaşatıyor.

Devam edelim; Kendisi ve Dudu o Büyük Dörtlü’nün son üyesi olan Whoreson Junior’la karşılaşmışlar. Amaçları bir laneti kaldırmalarına yardım edecek kutuyu tamir etmelerini sağlayacak kişiyi bulmak ve parayı elde etmek için de soygun yapıyorlar. Ve bunların hepsi Dandellion’ın başının altından çıkıyor. Ciri Dudu’nun Whoreson’dan kaçmasına yardım edip, adamlarını pataklayıp kaçıyor oradan.


E tabi biz de bunu Whoreson’un yanına bırakmıyoruz.

Biz ise Whoreson’u, eski dostumuz Roche’a ulaşarak buluyoruz. Ancak kendisiyle buluşmaya gittiğimizde,Kuzey halklarının verdiği savaşın da içine çekiliyoruz. Nilfgaardian ile olan savaşı yöneten ve fanatik Church Of Eternal Fire’ıın sadece Novigrad da değil, hakimiyet kurdukları her şehirde ucubeleri yakmalarına ön ayak olan Kral Radovid ile karşılaşıyoruz. Whoreson’a da onun sayesinde ulaşıyoruz.

Ardından, bu fanatikler iyice dananın kuyruğunu kopardıkları için Triss’in, şehirdeki mageleri Novigrad dışına kaçırmasına yardım etmemiz gerekiyor.  Bir maskeli balo ile başlayan görev zincirinde lağamlardan geçip, romantizm yaşadığımız Triss ile limanda vedalaşıyoruz. Bunun hemen ardından Djikstra Radovid’e düzenleyecekleri suikast için yardımımızı istiyor. Bir de ona yardım ediyoruz.

Triss’cim samimi aşkın ve müthiş yardımların için teşekkür ederim ama Yenn’e aidim ben 😦



Oğlum tamam bu çok lanet bir şey de ben mi düzelteceğim dünyadaki her şeyi yai?

İşte benim için de dananın kuyruğu burada koptu. Priscilla ile konuşup Dudu’yu bulmak için işe koyulmam gerekirken bir bakmışım sabah 5’de Priscilla ile konuşamamışım bile. Velen’in hikayesi başarılıydı ancak Novigrad gerçekten ÇOK zengindi.  Aşk, (Keira’nın ki aşk değil, iş ilişkisi), Politika, şehrin bütün bokluklarına burnunu sokmak zorunda kalmak ama onun 20 dakika sonrasına maskeli baloda olmak, bir lağamdayım sonra bakıyorum hırsız pataklıyorum. Yazının ilk kısmında Novigradın yaşayan bir şehir olduğunu söylemiştim. ”Özgür Novigrad” olarak anılan ama aslında tamamen totaliter bir rejim altında olan bir ortaçağ şehri nasıl olmalıysa, Novigrad öyleydi.

Priscilla ile Duduyu nasıl bulacağımız üzerine tartışırken aklımıza bir tiyatro düzenlemek geliyor. Gerekli hazırlıkları yaptıktan ve konu ile başlığı (Doppler’ı Kurtarmak İçin. Tür: Drama. IMDB. 9.4. Geralt Of Rvia başrolde) belirledikten sonra tiyatromuzu oynayarak Dudu’yu buluyoruz. Geralt hiç rahat hissetmiyor kendini tabi bu sırada.

İşte Ciri hakkında az ömce söylediklerimi yazmaya burada yaşananlardan sonra karar verdim. Efenim Dudu malum şekil değiştirebilien bir varlık. Bize Ciri ile yaşadıklarnı anlatıyor ve Menge konusunda yardım etmeyi kabul ediyor ancak, Zoltan tamamen iyi niyetle Dudu’ya bir ricada bulunuyor: Ciri’nin formuna girmesini. Çünkü ne o ne de Geralt Ciri’yi yıllardır görmemişlerdi.

Evet,  Ciri, yaralı bir gözle -malum Dudu’nun gözü yaralıydı çünkü- bir anda odada belirince oluşan o awkward silence çok şey anlatıyor. Zoltan’ın yüzündeki ”Keşke ağzımdan o laf çıkmayaydı” ifadesi ve Geralt’ın gözlerini kaçırıp tek kelime edememesi, sevgili kızımızın ne kadar sevildiğini ve önemli olduğunu tekrar vurdu yüzüme.

Bu duygu yüklü anın ardından planımızı uygulamaya koyuyoruz. Dudu’nun Menge olarak Dandelion’ın transferine onay vermesinin ardından biz ve Zoltan’ın kankaları Witch Hunterların karavanına baskın yapıyoruz. Dandellion’ı atına alıp kaçıran ( 😦 ) arkadaşı yakalayıp öldürerek hayatı hızlı yaşayan şair dostumuzu sonunda kurtarıyoruz.

Bize Ciri’yi en son gördüğü zamanı anlatan Dandellion’dan, Whoreson’un evinden kaçmalarının ardından The Temple Isle’a kaçtıklarını, ancak Ciri’nin ışınlanarak yok olduğunu öğreniyoruz. Hem Yenn bizi orada beklediği, hem de elimizde tek seçenek olarak orası kaldığı için elimiz boş şekilde Skellige’ya doğru yola koyuluyoruz.

”Bu kez çok uzatmayacağım” dedim ama yine dayanamadım. Her övmeye kalkışımda bir bakmışım ki hikayeyi anlatmaya dalmışım. Mesela, yağ veya pot üretmenin, ya da kendimize zırh yapmanın, bunların tariflerini aramanın yaşattığı rpg hissini, ya da combat’ın o kadar eğlenceli oluşunu ki her fırsatta combat’a girişimi anlatarak övememişim. Veya, uzun süredir Wow’un bana hissettiremediği bir hissi bana yaşattığını söylemeyi unutmuşum ‘Bu oyunu açtım mı kapayasyım gelmiyor. Ve sanırım bu yüzden, bu yazı dizisine bir süre -veya temelli olarak- noktayı koyacağız çünkü resmen oyunu özlüyorum  yazarken. Aslında bu son paragrafın 20 yazıya eşdeğer bir övgü olduğunu düşünüyorum.
Witcher resmen Warcraft’ın yanına kuruldu tek seferde.
.
Güzelsin Witcher, çok güzelsin! Sen de Ciri!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s