WITCHER ÖVMELERİ: ENTRİKALAR ŞEHRİ

Eveet, Witcher övmeye son sürat devam! Velen’i yeterince övdüğümü düşünürken, Keira Metz ve Pellar ile yaptığım yan questlerin (ki o quest sayesinde Keira’yı ilerisi için Kaer Morhen’a çağırabiliyorsunuz) içeriğini anlatırsam yazı dizisinin Velen’den oluşacağını fark ettiğim için arkada bırakıyoruz o bataklığı. Ve Ciri’nin arkasından ”Entrikalar Şehri” Novigrad’a giriş yapıyoruz. İç boğucu, ölü ve kötücül bir bataklıktan, ”aydınlık”, yaşayan ve insani sorunlarla dolu Novigrad’a.

Sanırım Novigrad’ı hikayesine başlamadan önce bile bir övmemiz gerekiyor.  Her anına uygun müzikler mi, muazzam grafikler mi yoksa her kaldırım taşıyla nefes alan bir şehir olduğunu hissettirmesi mi? Ya da muazzam Orta Çağ esintileri?

Ciri konusunda yardım etmesi için Triss Merigold’u bulmaya geldiğimiz bu güzide şehre girdiğimizde, içinde yaşananların dışarıya verdiği görüntü kadar güzel ve iç açıcı olmadığını fark ediyoruz.  The Eternal Fire adındaki fanatik dinci grup  yönetimde ve şehirdeki bütün ”ucube” leri yakarak arındırıyorlar.  Bu Totalilter grubun başında ki isim fanatik hatta yobaz Caleb Menge. Ve tabi ki Triss yakmayı en çok istedikleri karakterlerden biri.

Şehir yönetimindeki bu grubun dışında, tabi ki bir de Yeraltı ekibimiz var. Kendilerine Büyük Dörtlü diyen bu grup Carlo Veresse (Cleaver), Cyprian Wiley ( Whoreson Junior), Francis Bedlam (King Of Beggars) ve Sigi Reuven (Djikstra) dan oluşuyor. Bu grubun içinden, şahsi olarak en güvenilir ve samimi bulduğum ve Triss ile beraber çalışan kişi Francis oldu açıkçası.  Bu ekibin amacı en azından Francis’in bahsettiğine göre şehri Eternal Fire’in baskısından kurtarmak

Triss’i King Of Beggars’ın yanında bulmamızın ardından ona, Ciri’yi bulmak için buraya geldiğimizi anlatıyoruz. Triss, Ciri’nin burada olamayacağını ama eğer buradaysa bile, onu bulmasına yardım edecek birisini bildiğini söylüyor. Tabi bize bunu söylemesi için önce kendisiyle şehir kanalizasyonundakiler fareleri temizlememiz gerekiyor, evet.

  Triss ile geçmişi yad ediş

Mahzende Triss ile geçmişi yad ederken bize iş veren arkadaş tarafında The Eternal Fire’a satıldığımızı öğreniyoruz. Eh, tabi ki dövüyoruz kendilerini.

Ardından Triss bize, Ciri’yi bulmamız için yardımcı edebilecek kişinin bir oneiromancer (rüyalar üzerinden geçmiş ve geleceği görebilenler) olan Corinne Till’yi öneriyor.  Kendisine bulmaya gittiğimiz ev, çok zengin biri tarafından satın alınmış ve satmak istiyormuş ancak evin  lanetli olduğuna inanıldığı için Corine’den evin geçmişi hakkında bilgi toplamasını istemiş. Biz de eve girerek Corinne’in kabuslarının kaynağı olan laneti bulmaya çalışıyoruz ve başarılı da oluyoruz.

Keşke her evin laneti bu derece sevimli olsa. Bir Godling olan Sara bu eve yerleşmiş ve rahatsız edilmemek için evi lanetli gibi göstermeye karar vermiş. Corinne’i de eğlendirmek için ona sürekli kabus gördürmeye karar vermiş. Tatlı bir dille kendsine ”Sara, bu kadınla konuşmam gerekiyor ve Novigrad kesinlikle sana göre değil” dediğimizde evden ayrılmamak için ısrar ediyor. Biz de ”Kadını serbest bırak ben de ev sahibine evin lanetinin asla kaldırılamayacağını söyleyeyim” diyor ve ikna ediyoruz. Kendisini kurtarmamızın ardından Corinne ile bize söylediği yer de buluşmaya gidiyoruz.

Corinne kimi bulmamızı istediğini sorduğumuzda ona Ciri’yi anlatmaya başlıyoruz ve inanın, 2.ci kez bitiriyor olmama rağmen yine çok etkilendim bu andan. Geralt’ın ( ve dolayısıyla benim, ehi)  Ciri’yi ne kadar çok sevdiğini ve baba gibi sahiplendiğini görüyorsunuz. Anlattıklarının dışında ses tonu ve mimikler olayı harika bir şekilde bize yansıtıyor.

Araya girip iddia etmek istediğim şey -Witcher’a Warcraft kadar hakim olmadığımı yenileyerek- Witcher 3’ün ana oyunu olan Wild Hunt’ın ana karakteriinin Geralt değil Ciri olduğunu düşünüyorum. İlerlediğimizde siz de sebebini anlayacaksınız.

Her neyse, Corinne’e bu detaylatı verdikten sonra gördüğümüz rüya sonucu Ciri’nin Novigraddayken Dandellion ile iletişime geçtiğini öğreniyor ve aramaya başlıyruz. Eski dostumuz Zoltan ile yaptığımız araştırmada öğreniyoruz ki Dandellion şehrin bütün ”güzellerini” (oyunu oynamanız durumunda bu vurgunun sebebini anlayacaksınız 🙂 ) elden geçirmiş. Ve hepsine bahsettiği ortak bir kadın varmış; Priscilla.

Ve kendisini bulmaya gittiğimizde tahminen Witcher 3’ün en ikonik sahnelerinden biriyle karşılaşıyoruz. Dandellion’ın Geralt ve Yennefer için yazdığı şiiri, Priscilla’nın muazzam yorumuyla dinliyoruz. Zoltan’da kendinden geçiyor bu sırada.

Priscilla küçük konserinin ardından bizi yanına çekip Dandellion için geldiğimizi bildiğini söylüyor. Ve kendisinden Dandellion’ın çok önemsediği bir arkadaşına maddi yardımda bulunmak için bir  soyguna kalkıştığını ve bu sayede Whoreson Junior ile başının derde girdiğini öğreniyoruz.

Yazıyı uzattım, Djikstraya bilgi almak için gittiğimizde bizden önce hazinesini bulmamıız istiyor. Araştırmamızı derinleştirdikçe öğreniyoruz ki Dandellion bizim eski bir dostumuz olan Duppler Dudu’dan yardım almış. Ancak bizim şapşallar topluluğu hem kendilerini tutuklatmış hem de hazinyei Menge’e kaptrımışlar. Triss ile yaptığımız plan neticesinde Menge’in kalesine giriyoruz. Triss’i tutsak olarak götürüyor ve kendisiyle Danadellion hakkında konuşuyoruz. Bu arada Triss’e tırnaklarını sökerek işkence ediyorlar. Menge, Dandellionun -müthiş korunaklı
bir yer tabi ki- Temple Isle’da tutulduğunu ve orada çıkarılma emrini sadece kendsinin verebileceğini söylüyor.

Ancak ”maalesef” Triss’i kontrol etmeye gittiğimizde Triss kendisni yüzünde müthiş bir nefret ile öldürüyor bu yüzden Dandellion’ı kolay yoldan kurtarma şansımız kalmıyor. Eh, uğradığı işkenceyi düşününce kendisine kızamadım açıkçası.”Sevimlilik abidesi bile olsa sakın bir kadını delirtmeyin-Kamu Spotu” gibiydi o an.


Uh-oh

Noldu sana kız?1

Bu can sıkıcı olay sonucunda Triss, Dudu’nun Menge’ye dönüşerek bize yardım edebileceğini söylüyor.

Övgülere devam yakında!

Not: Yaşanan olayları anlatmaktan şehri yeterince övemedim. Hikaye o kadar güzel gidiyordu ki genel övgüye yer kalmadı. Eh, sanırım bu da bir övgü oldu? 🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s