Light,Death,Void; Her Şeyin Düşmanı Olan Aslında Hangisi?

”The Light has struck a bargain with the enemy of all” ( Işık her şeyin düşmanı ile bir anlaşma yaptı)

Tarih 2019 Ocak, 2018 Blizzcon’unda bize, yeni gelecek Crucible Of Storms raidinde ”N’zoth’un bir parçasını bulacağımız” söylenmişti. Ufak bir raid olduğu için -her ne kadar heyecanla bekliyor olsam da- lore olarak pek beklentim yoktu.

N’zoth’un loredaki önemini ve yarattğı heyecan hakkında daha önce yeterince yazdım. Ancak sabaha karşı gelen bu ses dosyası, son derece çılgın teorilere ve heyecan yol açmıştı. Bugün ikisi üzerinde duracağız;

”The Light has struck a bargain with the enemy of all” 

 -”Six seats at the high table. Six maws that hunger. One will consume all others” ( Yüce masada 6 koltuk. 6 tane aç ağız. Bir tanesi diğer hepsini tüketecek”

İlk whisper yani Light’ ın anlaşması hakkında pek çok teori ortaya atılmış olsa da herkesin ortak fikri Death idi. Hepimizin dayanağı ise ortaktı: Calia Menethil! BFA’dan önce çıkan Before The Storm kitabında öğrendiğimiz şey, Light’ın Calia’yı Undead olarak hayata döndürdüğüydü! Bu durumda Light’ın, loreda çok ama çok ender olan bu diriltme gücü için Death ile anlaşması oldukça mantıklı gözüküyor değil mi? ( Lütfen gameplay’e göre düşünmeyelim. Oyunda, ölüp dirilen karakterler hep Death tarafından diriltildi. Ve bu çok nadir bir şey. Demonları dışarıda bırakırsak tabi. N’zoth’un Azsharayı tek hamlede hayata döndürdüğünü hatırlıyoruz tabi?)

Before The Storm romanında Calia’ya olanları son derece güzel bir şekilde anlatan bir machinima, Khayllys‘ten. 

Ancak benim burada ortaya atacağım iddia, bu anlaşmanın Death kavramı (buna da değineceğiz) ile yapılmadığı. Accolon’un şu videosunu izledikten sonra (anlattığı her şeye katılmasam da videodaki) fark ettim ki, Death asıl son değil! Pyromancer’ın 1.5 yıldır söylediği gibi! Ölmek ve Shadowlands’a gitmek, size aslında 2.ci bir şans sunuyor. Bir ruh olarak, öz olarak -veya nasıl adlandırırsanız- da olsa ”var olmaya” devam ediyorsunuz.  Ebedi bir eziyete maruz kalarak veya mutluluk içinde. Sahi, konudan kopmamaya çalışarak bu konuda da bir konuşalım mı?;

Warcraft evreninde Ölümden sonra gidilen yer ve başımıza geleceklerkavramı, aynı dünyamizda olduğu gibi kültürlere ve ırklara göre farklılık gösteriyor. Ve işin komik yani, bu bir inançtan ibaret değil, oyun içinde bize doğrudan gösteriliyor! Cesur ve onurlu Vrykullar Halls Of Valor’a, Odyn’in yanına alınıyorlar. Zandalari trolleri, -kendisine her ne kadar kötü karakter gözüyla bakılsa da- Bwonsamdi’nin gözetimi ve bakımı altında güvende oluyorlar. Emerald Dream’i ile bağı olan karakterler Dream’e gidiyorlar. Peki Warcraft evreninin ”öbür tarafında” ne var? Bu konuda kesin konuşmam mümkün değil ama ben size söyleyeyim yine de: Ebedi Eziyet! Odyn’in veya Bwonsamdinin yaptıkları tek şey, ölen kişileri bu gölgenin pençelerine düşmeden kurtarmak ve himayelerine almak. Odyn’in Shadowlands’i ”gözleriyle” gördüğünü de hatırlatayım!


The Shadowlands. Warcraft’ın ”Diğer” tarafı. Ölenlerin ruhlarınn aslen gittiği ve gitmesi gereken yer. 

Oyun içinde ölüp Shadowlands’e geçtiğimizde -aynı Emerald Dream’de olduğu gibi- Azeroth’un yansımasını görmemize şaşırmayın. Cosmology Map’te Dream ve Shadowlands tam karşı karşıya.

Bu harita üzerinde daha sonra detaylıca konuşacağız. Şu an bunu görmeniz yeterli.

Pyro’nun teorisinden anladığım şeylerden birisi de, açıkçası Death kavramının asıl düşman ve dehşet olmayabileceği ihtimaliydi.! Öldüğünüzde, öyle ya da böyle var olmaya devam ederken, Void’in eline düşerseniz eğer vay halinize. Başınıza geleceği söyleyeyim mi?  Ruhunuz tüketilecek.  ( Hiçlik ruhuna yapışır. Onun yaptığı ziyafetini yavaşça çekmektir-Puzzle Box Of Yogg-Saron)  Tekrar ve tekrar. Void sizinle işini bitirdiği zaman da yok olacaksınız.  Ölüm gerçekten asıl düşman mı?

Pyro’dan devam edelim. Kendisi  Wow’da sorgusuz sualsiz ‘iyi ve doğru” kabul edilen kavram ve karakterlere ( Titanlar gibi) savaş açmş ve tüm güçler arasında bir denge olması gerektiğini savunan Wow spekülasyon güruhunun ”çılgın”ı.  En başından beri Light’a güvenmememiz gerektiğini vurgulamasının başlıca sebebi, Light’ın eninde sonunda kaçınılmaz olarak tekrar Void’e dönüşecek olması! Yani Light ve Void arasındaki ”Ebedi Savaş” ın Light lehine sonuçlandığını ve bütün Kainat’a  Light’ın hükmettiğini düşünelim, en sonunda gülen taraf kim olacak? Void! Çünkü o kadar sinsi ki, bütün evreni kaplayacak olan Light, en sonunda kendini ve her şeyi tüketerek tekrar Void’e dönüşecek!

Xe’ra o meşhur sinematikteki saçmalığı yaptığında, tüm Light severler ”Bu Xe’ranın kişisel aptallığı bütün Light kavramına bunun suçunu yıkmak olmaz!!” demişti. Evet öyle olabilir. Ancak Light ”Ben bütün kainatı almaya gidiyorum kanka” dediğinde peşinde gidersek sonunda olan yine bize olacak. Aaaa, Light tamamen iyi amaçlar doğrultusunda Burning Legion’ı ”durdurmamıza” sebep olmuştu. Hani Void’in bütün evrende manyak gibi yayılmasını engelleyen en büyük askeri gücü! Hem benim hem de Pyro’nun bu kanıda olmasının sebebi ise Xal’atath.  Bir kendisinden dinleyelim:

-” Naaru bizi korkulacak düşmanlar olarak görüyor. Biz onlar ile aynı görüşü paylaşmıyoruz, onlar yalnızca doğru yoldan sapan kardeşlerimiz. Efendilerine geri dönecekler, zaman içerisinde…”

Bu konuyu, N’zoth hakkındaki şüphelerimi belirterek kapattıktan sonra 2.ci whisper’a geçeceğim. . ”N’zoth Void’e hizmet etmiyor mu neticede? Neden Void’e düşman olsun ki?” diyebilirsiniz. Ancak ben N’zoth’un Void’e hizmet etmediğini, bizim düşündüğümüzden daha farklı/ fazla bir varlık olduğunu veya en azından kardeşleri ile aynı amacı taşımadığına inanıyorum.  Çünkü, N’zoth’un komplo kurup plan yapmadan oyun lore’unda üstüne olan olduğunu pek sanmıyorum. Tahminen Lore’un en zeki karakterlerinden birisi. Void tarafından Azeroth’u corrupt etmeye gönderildiğini kabul edelim. Bu derece zeki ve -kuşkusuz- geleceği görebilen bir varlık, Void amacına ulaştığında ( The Hour of Twilight) yani bütün evrendeki yaşam tüketildiğinde ucunun kendisine de dokunacağının farkında olamaz mı? Bu açıdan bakınca Void’e ”Her şeyin düşmanı!” demesi garibima gitmiyor. Light’ın anlaşmayı Void ile yaptığında dair elimde en ufak bir kanıt yok ancak bu yazının formatı böyle aslında. Sizin bu konu hakkında ne düşüneceğiniz duymak.

”Six seats at the high table. Six maws that hunger. One will consume all others”

Bu whisperdaki koltukların Titanlara ait olduğunu, Arcane’e aç olduklarını ve hepsini tüketebilecek olanın Sargeras olduğunu düşünmek ilk akla gelen seçeneklerden olsa da burada Can ”Monthius” Arabacı’ya artık hak vermeye başladığımı söylemem gerekiyor. Bu ”yüksekteki” güçlerin Cosmology Map teki 6 güç olabileceğini düşünüyorum artık bir yandan.

Haritadaki güçleri düşünelim: Life, Light, Void, Arcane (Order), Death ve Fel (Disorder). Bu güçlerden herhangi birinin ”çok masum” olduğunu niye düşünüyoruz ki? Light’ın kazanmasının ve diğer tüm güçleri tüketmesinin neye sebep olacağını yukarıda yazdım. Order kavramı, tüm yaratılışa düzen getirmek isterken Fel ise düzensizlik ile her şeyi serbest bırakacak bir güç neticede.  Death hepsinin etkisiz kılmaya ”programlanmış” (?) bir güç. Life kavramının da masum olduğunu düşünmüyorum açıkçası pek. Evrendeki her şey ölümsüz olsa hoş olur muydu? Thanos’ju aklınıza getirin. Her şey de bir denge olması gerekiyor.

Pyromancer’ın bizzat oluşturduğu bu tablo, Void dışındaki bütün güçlere birer Titan yerleştiriyor. Ancak son dönemde Can abinin diğer fikrine – bu güçlere bir Efendi bulmaya çalışmanın saçma olduğu- katılmaya başladım açıkçası. Çünkü açıkçası devamlı Death’in efendisi lafını duymak iç bayıcı geliyor artık. Ama açık konuşmam gerekirse tüm bu güçlere birer Titan yerleştirmek daha eğlencel bir fikir. Çünkü neticede hepsini başlatacak bir ”kişi” veya ”şey” gerekiyor. Yoksa bunlar kendiliğinden mi tetiklendi? Peki nasıl? Ne tetikledi?

Yine Lorekeeper ekibinden Ezgi ‘’Hullandel’’ Elif Pajecki ise ilk Chronicles’ın çıktığı dönemde, ”Elune’un Void Lordların Light tarafındaki karşılığı” olabileceğini söylemişti. Bu iddiayı hala mantıklı bulmak ile beraber, ben Elune’un bütün bu kavramların ortasındaki,  yaratılışı başlatan varlık olduğunu düşünüyorum açıkçası. Titan olma ihtimali ise oldukça sıkıcı geliyor açıkçası.

Fan art, Elune.
Evet arkadaşlar bugünkü format biraz farklıydı. Söylediklerimden kesin olarak emin olmadığımı fark etmişsinizdir. Sadece şüphelerimi yazmak istedim. Burada önemli olan, sizin fikirleriniz ile yapacağınız geri bildirimler olacak. Ben bu yazıyı yazarken oldukça eğlendim, umarım siz de keyif almışsınızdır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s