Lorekeeper Ekibi İle Konuştuk: İkinci Kısım: Ne Olacak bu Blizzard’ın Hali?

Lorekeeper Ekibinden Can Arabacı ve Ezgi Pajecki,  Activision-Blizzard’da son dönemde yaşanan olumsuz gelişmelere ( Simge olan isimlerin ayrılması, community ile olan kopukluk vb.) topluluk bazında bir tepki verilmesi gerektiğini düşünüyorlar.

Murathan Özlü


Warcraft, Starcraft, Diablo gibi oyun dünyasında saygı ile anılan oyunları üreten Blizzard Entertainment, son yıllarda yaşadığı kan kayıpları (ayrılan isimler) ve topluluğu ile olan bağının zayıfladığı eleştirileri sebebiyle sıkıntılı bir dönemden geçiyor.

Her ikisi de yıllardır Blizzard oyunları ile iç içe olan Can Arabacı ve Ezgi Elif Pajecki’de Blizzard ve World of Warcraft’ın durumundan memnun değiller. Blizzard’da bir şeylerin değişmesi için topluluğun sert bir tepkisine ihtiyaç olduğunu belirten ikiliye göre, firmanın Activision ile bağlarını koparması da pek mümkün değil;



 Blizzard oyunlarıyla tanışıklığınız ne zamana dayanıyor?

Can Arabacı: Silicon and Synapse zamanları da sayılır mı? Sayılırsa taa 1992 senesine ve The Lost Vikings’e kadar gideceğim çünkü. Blizzard adını aldıktan sonraki karşılaşmamız  Warcraft II: Tides of Darkness(1995) ama. Yazlıktaki internet kafede arkadaşlarla birlikte az oynamadık
.
Ezgi Elif Pajecki.: Tanışıklığımı tam sene olarak veremiyorum zira varlığından haberdar olmakla oynamak arasında oldukça fazla yıl farkım var. Uzun bir süre işe yarar bir bilgisayarımın olmaması (hatta bazı dönemle bilgisayarımın olmaması) bunun ana etkenlerinden biri. WoW’a ise 2007 başlarında başladığımı söyleyebilirim.

Sizce Blizzard kadrosunda şu ana kadar yaşanan en kritik değişim ne oldu? Ve nelere yol açtı?

C.A: En kritik değişimler Chris Metzen ve Mike Morhaime’ın ayrılması oldu kesinlikle. Chris Metzen’in gidişi Blizzard’ın artık bir daha asla eskisi gibi olmayacağının ilk sinyaliydi. Morhaime’ın ayrılışıysa bence bir çağın kapanışı oldu direkt. Bu zamana kadar Activision’ın önünde engel olarak duran Morhaime olmadan Blizzard’ın ne gibi bir yola sapacağını endişeyle izliyorum açıkçası.

E. P.: Benim için de Chris Metzen’in gidişi ağır bir darbe oldu açıkçası. Birçok isim gitti ancak Metzen’in yeri bambaşkaydı gözümde. Bu sanırım daha hareketli, daha iletişime açık yanından kaynaklanıyor olabilir.


Chris Metzen Blizzconda

Activision-Blizzard birleşmesi hakkında detaylı bilgi verir misiniz? Şu an Activison’ın Blizzard üzerinde bir kontrol hakkı mı var? Activison (kuruluş tarihi 1979) ve Blizzard(1991) arasında ciddi bir tecrübe farkı mı bulunuyor? Blizzard neden Bungie’nin yaptığı gibi bağlarını koparmıyor sizce?

C.A: Bu konuda aslında çok fazla yanlış bilgi var insanların aklında. Mesela, birleşme aslında Blizzard’la değil, Blizzard’ın dağıtımcısı olan Vivendi Games’le yapıldı aslında. Vivendi zaten oyun dağıtımından sorumlu kısmı kapatmanın eşiğindeydi, onun yerine Activision’la birleşti ve Activision kendi ismini değiştirerek Activision Blizzard adını aldı; daha sonra 2013’te hisselerin büyük çoğunluğunu Vivendi’den alarak bağımsız hâle geldi.

Blizzard üzerindeki hakları ve etkileri bu dönemde çok büyük değildi. Ancak hissedarlar toplantısında “Biz böyle bir oyun yapacağız” dediklerinde “Yeterince satacağından emin misiniz?” şeklinde bir güvence vermeleri yetiyordu o noktada. Ancak şu son bir iki yılda durumun değiştiğini tahmin ediyorum. Özellikle de şirketin önde gelen isimlerinin tek tek ayrılıyor oluşu, son birkaç ayda anonim olarak sızdırılan yorumlar Activision’ın Blizzard üzerindeki etkisini ciddi şekilde arttırdığına işaret ediyor.

Bungie’nin durumuysa daha farklıydı. Destiny serisi için Activision’la 10 senelik bir kontrat imzalamışlardı, kontratın süresinin dolmasına 3 sene kala karşılıklı feshettiler ve kendi yollarına gittiler. Blizzard çok daha göbekten bağlı Activision’a ve şu saatten sonra ayrılmaları da imkansıza yakın o yüzden.

E. P.: Activision bir dağıtımcı, Blizzard gibi yapımcı değil. O yüzden daha sermaye odaklı şirket politikası üzerinden ilerledikleri bir gerçek; bu da takipçilerle aralarında herhangi bir bağ oluşmamasına, ürünün kalitesinden çok satış rakamlarına odaklanmalarına sebep oluyor.

Bungie’nin Activision ile 10 yıllık dağıtım anlaşması bulunuyordu; bunu erken sonlandırdılar. Blizzard için ise bu o kadar kolay bir şey değil çünkü onlarınki direkt şirket birleşmesi ve çok daha fazla kanuni işlem gerektiriyor. Bu yüzden bağlarını “koparmıyor”dan ziyade hukuki durumlardan ötürü “kolaylıkla koparamıyor” demek daha doğru olur.

.

Şu an WOW’da özellikle gözünüze batan sorunlar neler? Çözüm önerileriniz nedir? 

C.A: Ben Battle For Azeroth’un sorunlarından bazılarının çok temel olduğunu ve muhtemelen yeni bir ek paket gelmeden çözülemeyeceğini düşünüyorum açıkçası. Mesela, Heart of Azeroth. Artefakt sisteminin yerine getirildiği halde o sistemin derinliğinin yanına bile yaklaşabilmiş değil ve dürüst olalım ki, bir iki yamayla düzeltilebilecek bir sorun gibi de durmuyor.
Bu ek paketin çıkış noktaları olarak sunulan Island Expedition ve Warfrontlar. Çok yetersiz ve kendi başlarına ek paketi sırtlanamayacak kadar zayıf özellikler.

Bir yandan da geliştirme ekibinin “En doğrusunu biz biliriz” diyerek topluluğun ağız birliğiyle istemediğini söyledikleri şeyleri zorla itelemeye çalışması var. (GCD değişiklikleri, portalların kaldırılması vb) Sınıf dengelemesi konusundaki sorunların da çok ciddi olduğunu düşünüyorum bir yandan. Shaman ve Priestların 8.1 yamasına bırakılmış olması ancak söz verildiği gibi ciddi bir elden geçirilme yerine bir iki sayısal değer düzenlemesiyle terk edilmesi, çoğu sınıfın eğlenceli özelliklerini yitirip sıkıcı bir hâl alması bence başta gelen sorunları şu anda oyunun. 14 yıllık WoW kariyerimde Feral Druid oynamaktan bu kadar soğuduğum başka bir zaman olmamıştı herhalde. Bu kadar çok sorunu ancak yeni bir ek paket paklar diye düşünüyorum açıkçası.

E. P.: Legion’da  oyuna her gün girip saatlerimi harcıyordum. Gerek hikâyesi gerekse yeni getirilen eklentiler (world quest gibi) oldukça ilgimi çekiyor, beni oyunda tutuyordu. Ancak şu anda oyunda beni tutabilecek pek bir şey yok açıkçası. Öncelikle oynanış artık kendini çok tekrar eden sıkıcı bir döngüye girdi (ki oynadığım 11 senenin ardından sanırım bunu rahatlıkla söyleyebilirim), hikâye beni kişisel olarak çekmiyor zira Horde x Alliance savaşından zerre hazzeden biri değilim, hikâyenin anlatımı nispeten iyi ancak dolu dolu değil ve sanki bir şeyler hep havada kalmış izlenimi bırakıyor. Bunlar dışında genişleme paketiyle birlikte gelen tonla “bug” ve sorun, oyuncuların geri bildirimlerinin yeterince dikkate alınmaması, paketin ana özellikleri olarak tanıtılan şeylerin çok da ilgi çeken içerikler olmaması da tuz-biber olmuş durumda. Çözüm basit: Blizzard’ın oyuncularını dinlemesi gerekiyor. 

Soldan Sağa: Burcu Arabacı, Can Arabacı, Ezgi Pajecki. Gamescom 2017

Blizzard’ın topluluğundan koptuğu söyleniyor. Bunu siz de sıkça dile getiriyorsunuz. Fakat Ion Hazzikostas devamlı ‘’Hataların farkındayız ’’ diyor  ve sorunların üzerinde çalıştıklarını belirtiyor,  Azerite sistemi gibi. Chris Metzen de Expansion gelmeden hemen önce  hikayeye dair gelen tepkiler üzerine ‘’Sakin olun her şey açıklığa kavuşacak’’ demişti. Gerçekten kopuklar mı?  İnsanlar Blizzard’ın artık iyi niyetli olmadığını mı düşünüyorlar ?   

C.A: Bence Blizzard oyuncuların onlara verdiği krediyi tüketti ya da tüketiyor artık. Bunun en net örneklerinden birisi Josh Allen’ın Legion ek paketinde yazdığı “Evet, iletişim konusunda eksiklerimiz var ve daha iyisini yapmaya çalışacağız bundan sonra” mesajını aradan geçen iki sene sonrasında BFA için aynen atıyor olması mesela. İletişim ve topluluğu dinleme konusunda benzer sorunlar o zaman da vardı ama elimizdeki içerik dolu dolu olduğundan göz ardı edebiliyorduk. Şimdi elimizdeki içerik de kısır ve sorunlu olduğu için bu hatalar daha çok gözümüze batıyor. Eh, bir de aradan geçen iki yılda bu konuda hâlâ yeterli bir adım atılmamış olması var.

Mesela BlizzCon’daki Diablo faciasının üzerinden beş ay geçti. Bu beş ay boyunca ilk başta söyledikleri “Sizi duyuyoruz”dan fazlasını söylemediler ve telafi edip oyuncuların gönlünü alacak hareketlerde de bulunmadılar. Blizzard’ın bu noktada çok fazla “ticari şirketleşerek” oyuncularından gerçekten koptuğunu, negatif bir tepki aldıklarında da “Sizi duyuyoruz” diyerek kitlesini oyalamaya çalıştığını düşünüyorum artık. Özellikle de internet üzerinden kendi kitleleriyle gerçekten başarılı iletişim kurup, onların isteklerini dinleyen diğer firmaların yaptıklarını gördükçe.

E. P.:  Sıkıntı aslında sorunun üçüncü cümlesinde yer alıyor: Ion Hazzikostas çok uzun zamandır “Hataların farkındayız, düzelteceğiz,” diyor. Ve sadece bunu söylüyor. Tamam, kendisi bir avukat olabilir ve soruların etrafından dönmeyi tercih ediyordur ama oyuncular bu kadar söz verildiği hâlde yeterli hareket görmeyince  haklı olarak tepki veriyorlar; bundan daha doğal bir şey olamaz, sonuçta bu hizmet için para ödeniyor.
Hikâye tarafından bakılacak olursa her şey açıklığa tabii ki kavuşacaktır ama bunun yapılma hızı, verilen  içerik ve oyuncuyu oyuna bağlı tutabilecek şeylerin yetersizliği maalesef memnuniyetin önüne geçiyor. Blizzard’ın oyunculardan kopmaya başladığını görmek çok zor değil, asıl önemli olan bu kopukluğu telafi edebilecekler mi? Bunu daha önce de çeşitli yerlerde dile getirmiştim: Oyuncuyu kızdırmak sıkıntı değildir, herkes bir şeylere kızıp sonra yatışabilir; ancak oyuncuyu kırgın bırakmak bambaşka bir konudur zira onu tamir etmesi çok daha zordur.

 Topluluğun tavrı hakkında ne düşünüyorsunuz? Topluluğun büyük bir kısmı ‘’Blizzard batsa ve WOW sona erdirilmek zorunda kalınsa rahatlayacakmış’’ gibi bir tavır içinde. İnsanların, yıllarca oyunlarını severek oynadıkları bir firma ve oyunu hakkında, bu dereceye varan yorumlar yapmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Neticede bir oyun bu sadece.                               

C.A: Her şeyde olduğu gibi toplulukta da aşırıya kaçan ve bunu doğrudan Blizzard düşmanlığına çeviren çok kişi var ne yazık ki. Hatta bundan prim yapan, bunu kendi çıkarına kullanan çok fazla insan da var. Mesela en son BlizzCon’da ünlenen şu Diablo kırmızı tişörtlü eleman bayağı şöhretinin tadını  çıkartır, “Ben oyum, evet” diyerek röportajlar verir, yayınlar açar oldu resmen. Ama açıkçası azalacaklarını ya da biteceklerini düşünmüyorum böylelerinin, bu tarz insanlar hep vardı.
World of Warcraft zirve günlerini yaşarken de oyunu yerden yere vuran, sürekli laf atan insanlar oldu ve bundan sonra da oyunun durumundan bağımsız olarak var olmaya devam edecekler. Ben kendi adıma böylelerini komple görmezden gelmeyi tercih ediyorum, zira bu insanların amacı ilgi çekmek; onları istedikleri şeyden mahrum bırakmanın en güzel yolu da onları yoksaymak. İlgi çekemediklerini gördükleri noktada zaten gidip primlerini başka bir yerde aramaya başlayacaklardır.

E. P. : Aşırı tepkileri ben de sevmiyorum açıkçası. Memnun değilsen oynamayı bırakabilirsin, kimse zorla paranı saçtırmıyor nasılsa. Daha iyi olana kadar bekler, ürünü almayarak tepkini sessizce ortaya koyabilirsin.  İnternette bir şeyler yazmak, birilerini karalamak, bir şeyleri acımasızca (ve yapıcılıktan fersah fersah uzak şekilde) eleştirmek çok kolay . Oyundan ibaret kısmı ise kişiden kişiye değişen bir
durum. Şahsen WoW benim için oyundan çok daha ötesi, ikinci evim gibi bir şey; her ne kadar bu aralar “evime” pek uğramasam da. Üniversite yıllarımda depresyonumu yenmeme yardımcı olan, 10+ senelik sağlam arkadaşlıklar kurmamı sağlayan, Avrupa’nın dört bir yanından insanlarla iletişime geçme ve o da yetmiyormuş gibi eşimle tanışma sebebim olan bir “dünya” olduğundan şu anki hâline ciddi şekilde üzülmeme yol açıyor.


Soldan sağa: Can Arabacı, Ion Hazzikostas, Ezgi Pajecki. Gamescom 2017

Yapılan eleştirilerin ve verilen tepkilerin sertliğinin temelinde ‘’Blizzard’ın aklını başına getirmek’’ olduğunu söylüyor insanlar. Fakat, ya ters teperse? İnsanlar, en azından iyi niyetli olanlar tepki göstermek için bunları yaparken (mesela üyeliklerini iptal ederken) ya firma mali açıdan çok sıkıntılı bir duruma düşerse?  

C.A: Bu konuda açıkçası büyük ölçüde diğer insanlarla hemfikirim. Tüketici eğer gidişattan memnun değilse finansal açıdan boykot etmek en doğal ve mantıklı hakkı. Eh, Activision Blizzard da en nihayetinde amacı para kazanmak olan bir şirket. Sonraki çeyrekte satışlar bir anda çakılırsa “Neyi yanlış yaptık? Nasıl daha çok kazanabiliriz?” şeklinde bir durum değerlendirmesi yapmak zorundalar. Bu noktada oyuncuların (tüketicilerin) elinde bir güç olduğunu bazen firmalara hatırlatmak gerekiyor. Mesela 2017’de yaşanan Battlefront II lootbox skandalında oyuncuların bu şekilde birlik olması ve EA’e ne istediklerini net bir şekilde göstermesinin üzerine EA oyununun mikro ödeme sistemini baştan tasarlamak zorunda kaldı ve yeni oyunlarında da bu tarz sistemlere girmekte çekiniyorlar. Benzer bir uyanışa Blizzard’ın da ihtiyacı olduğunu düşünüyorum şahsen ve bunu yapmanın en iyi yolu da en çok önem verdikleri yerden, yani cüzdanlarından vurmak.

Şirketin mali açıdan sıkıntılı duruma düşeceğini ve ters tepeceğiniyse düşünmüyorum açıkçası. Milyar dolarların döndüğü bir sektörden ve bu sektördeki en büyük firmalardan birinden bahsediyoruz sonuçta. Eğer bir şeylerin ters gittiğini öngöremeyip de şirket mali olarak zarara düşene kadar önlem almıyorlarsa belki de batmaları herkes için daha hayırlı olur.

E. P.: Yapıcı eleştiri olmadan kimsenin “aklı başına” gelmez maalesef. “Batın, olmaz olsun sizin gibi firma!” demenin ne bunu diyen kişiye ne de muhattabı firmaya zerre yararı yoktur.

Firma mali açıdan sıkıntıya düşecek bir durumda değil şu anda. Yüzlerce kişiyi işten çıkardılar ama aynı zamanda mali açıdan çok iyi durumda olduklarını açıkladılar (Activision tarafından bakarak söylüyorum). Ayrıca çok sevdiğim bir firma olsa da bana ortalama olarak bile görmediğim bir hizmet veriyorlarsa boş yere destek çıkmamın, kendim gece-gündüz çalışarak kazandığımı “Aman mali sıkıntı çekmesinler,” diyerek paylaşmanın yine bir getirisi olmayacaktır. Zira bu sefer de “Ne yaparsak yapalım paşa paşa ödüyorlar nasılsa, böyle devam,” şeklinde bir düşünceye kapılmayacaklarını kim garanti edebilir? Bir şeyler yerinde gitmiyorsa (mantıklı bir şekilde) tepki verilmesinden daha doğal bir şey olamaz. 

Ion Ion’luyor yine…

CDPR (CD Project Red) ve Blizzard arasında geçmişten bugüne bir kıyaslama yapacak olsanız ne derdiniz? Firmalar arasında benzerlikler var mı?

C.A:  Ne açıdan benzerlik aradığına bağlı tabii ama bence ikisini karşılaştırmak çok da mantıklı olmaz. Zira Blizzard oyunların popülerleşmeye başladığı bir dönemde Amerika gibi bir ülkede büyümeye başlayıp bir sektör devi olmuştu.

CDPR ise yokluk içerisinde kendi imkanlarını yaratmaya çalışan, azimleriyle sektör devlerinin arasında kendine yer açabilmiş ve (en azından şu ana kadar) prensiplerinden taviz vermemiş bir firma. Bir zamanlar Blizzard da öyleydi tabi, bundan yirmi sene sonra CDPR da sektörün yozlaşmışları arasına katılırsa o zaman bir benzerlik oluşmuş demektir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: